“YİTİRDİKLERİMİZ GÖNLÜMÜZDE, TALEPLERİMİZ DİLİMİZDE” « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

5 Nisan 2021 - 11:33

“YİTİRDİKLERİMİZ GÖNLÜMÜZDE, TALEPLERİMİZ DİLİMİZDE”

“YİTİRDİKLERİMİZ GÖNLÜMÜZDE, TALEPLERİMİZ DİLİMİZDE”
Son Güncelleme :

12 Mart 2021 - 14:48

Balıkesir Tabip Odası Başkanı Dr. Necdet Uçan ve yönetim kurulu üyeleri Tıp Haftası nedeniyle bugün  Atatürk Anıtında buluştu. Saygı duruşunda bulunup, çelenk sunan doktorlar bir kez daha taleplerini dile getirdi.  Dr. Uçan, “Bir kez daha pandemide kaybettiğimiz sağlık emekçilerini ve vatandaşlarımızı saygı ve özlemle anıyor; hekimlik değerlerinden aldığımız güçle toplumsal sağlık için  demokrasi ve adalet talep ediyoruz.” dedi.

Sözlerine  Hipokrat’ın “ Tıp bir sanattır.” sözünü anımsatarak başlayan Tabip Odası Başkanı Dr. Necdet Uçan “Bu yıl 14 Mart kutlamalarını  pandeminin esaretinde yapıyoruz, birçoğunu da yapamıyoruz.  Tıbbın kurucuları İstanköy’lü Hipokrat ve Bergamalı Galenos’un yaşadığı, hekimlik andının yazıldığı, Anafartalar ve Conkbayırı’nda vatanları için gözünü kırpmadan yaşamlarını feda ederek o yıl mezun veremeyen tıbbiyelilerin coğrafyasındadır bu ülke.” dedi.

TIP CAMİASININ EMPERYALİZME KARŞI ÇIKIŞI

Uçan konuşmasında şu görüşlere yer verdi:

“II. Mahmut döneminde, 14 Mart 1827 tarihi ülkemizde modern tıp eğitiminin başlangıcı olarak kabul edilmektedir.
3 Şubat 1919’da, İstanbul’da, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, İngiliz birlikleri tarafından işgal edilmişti. Amaç bu binayı karargâh olarak kullanmaktı. İşgalcilere karşı ayaklanmak ve okulu kurtarmak için çareler arayan tıp öğrencileri; okulun kuruluş yıldönümü olan 14 Mart’ın 92.yılını topluca kutlamaya karar verdiler.  Öte yandan da İngiliz işgalini protesto ettiler. Tıbbiye 3. sınıf talebesi olan Hikmet Bey önderliğinde büyük bir gösteri yaparak okulun iki kulesi arasına büyük bir Türk Bayrağı astılar. İşgal kuvvetleri bu duruma müdahale ettilerse de durduramadılar. Olayın yıldönümü olan 14 Mart, tıp camiasının emperyalist güçlerin karşısına resmen çıkışının yıldönümüdür. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra 14 Mart tarihi her yıl Tıp Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. ”

“MESLEĞİMİZ DEĞERSİZLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

“Dr.Hikmet ve arkadaşlarının emperyalistlere karşı verdiği onurlu savaşıma, Refik Saydam, Hulusi BEHÇET, Mazhar Osman,Tevfik SAĞLAM, Nusret FİŞEK,Türkan SAYLAN,Aziz SANCAR, Prof. Dr.Uğur ŞAHİN ve Dr.Özlem TÜRECİ ile nice Cumhuriyet aydını değerlerine,en zor koşullarda fedakarca görev yapan hekimlik uygulamalarına tanıklık yapan ülkemizde mesleğimiz her geçen biraz daha fazla hırpalanarak değersizleştirmeye çalışılmaktadır.”

“14 MART KUVA-Yİ MİLLİYENİN BAŞLANGIÇ HİKAYESİ”

14 Mart Tıp Bayramı sadece bir bayram kutlama değil, onurlu bir direnişin ve Kuva-i Milliye’nin başlangıç hikâyesidir. Balıkesir Tabip Odası olarak; her ne kadar pandemi nedeni ile bu yıl tören yapamadıysak da, Tıp Bayramımızın kutlanmasına vesile olan Tıbbiyeli Hikmet’in anıtını ve Parkı’nı doğum yeri olan Savaştepe’ye kazandırmanın onur ve gururunu yaşamaktayız.Tüm emeği geçenlere huzurunuzda teşekkürü bir borç biliyorum. ”

NEREDEN NEREYE

“Hekimlerin savaşta, afette, olağanüstü durumlarda, pandemide hangi koşul içinde olursa olsun, hiç düşünmeden görevini elinden geldiğince en iyi yapmak için çalıştığından ve çalışacağından kimsenin kuşkusu olmasın.Geçen  bir  yıllık süreç bu yargımızı kuvvetle doğrulamıştır.
Cumhuriyet döneminde açılan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nde ülkemizin gereksinimi olan birçok aşı ve serum üretilirken, bu kurumun 2011 yılında kapatılması sonucunda; geldiğimiz noktada 80 yıl önce Kolera salgınında aşı gönderdiğimiz Çin’den ne yazık ki bugün Covid-19 aşısı almaya mahkum olduk.”

“YETER Kİ ALT YAPI VE OLANAK SAĞLANSIN”

“1965 yılında Hatay’ın İskenderun ilçesinde doğup 4 yaşında annesi ile birlikte Almanya’nın Köln kentindeki fabrika işçisi babasının yanına giderek, Almanya’ya yerleşen bir gurbetçi ailesinin çocuğu olarak eğitimine burada devam eden ve 1992 yılında Köln Üniversitesi Tıp Fakültesini bitiren, Onkoloji ve İmmunuterapi konusunda çalışan Prof. Dr.Uğur ŞAHİN ve Dr.Özlem TÜRECİ; 2019 yılında Çin’de ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan COVID-19 pandemisinin ardından koronavirüs aşısı geliştirdiler. Görüldüğü üzere gerekli altyapı ve olanaklar sağlandığında bilim insanlarımızın aynı başarıyı, hatta daha fazlasını yapacağından asla kuşkum yoktur.”

“KAOTİK ORTAM”

“Ekonomik kriz koşullarında insanca yaşamaya olanak vermeyen ücret politikası, çalışma koşullarımızın zorluğu ve sağlık alanında yaşanan şiddetin yol açtığı kaotik sağlık ortamı devam etmektedir. Ülkemizde demokrasiden gittikçe uzaklaşılan politikaların yol açtığı haksızlık, eşitsizlik, adaletsizlik ve sağlıksızlık, yıkıcı etkisini hissettiğimiz pandemi ile birlikte son bir yılda daha da derinleşti. ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’ ile birlikte piyasaya teslim edilen sağlık alanında var olan sorunlar çığ gibi büyüdü.”

“TURKUAZ TABLO KARA TABLOYA DÖNDÜ”

“Ülkemizde ilk vaka 1 yıl önce 11 Mart günü görüldüğü açıklanmıştır. Pandeminin başlangıcından bugüne kadar 117,5 milyonu aşkın kişi hastalanmış,2,6 milyonun üzerinde insan ölmüştür. Virüsün ülkemize daha geç gelmesinin yarattığı iyimser hava, rakamlar üzerinde oynama, gerçek verilerin toplumla paylaşılmaması ve gerekli önlemlerin zamanında alınmaması ile bir süre sonra ortadan kalkmış, turkuaz tablo, kara tabloya dönüşmüştür. Bugüne kadar ülkemizde 2,8 milyonu bulan kişi hastalanmış, ölüm sayısı resmi rakamlarla dahi 30 bine ulaşmıştır. Ne yazık ki bu süreçte 153’ü hekim olmak üzere 385 sağlık çalışanımızı kaybettik, İlimizde de ne yazık ki 900’ün üzerinde sağlık çalışanımız hastalanmış ve 5 çalışanımızı da kaybetmiş bulunuyoruz. Üzgünüz, hepsini saygı ve özlemle anıyoruz.”

“HAKKINIZ ÖDENMEZ DEDİLER, HAKKIMIZI  ÖDEMEDİLER”

“Pandemi sürecinde sağlık emekçilerine ‘Hakkınız ödenmez’ diyenler o hakkı ölümlerle, hastalıkla, bizleri tükenmişlikle baş başa bırakarak ödediler. Sağlık emekçilerine iş güvencelerini ellerinden alan sözleşmeler, uzun çalışma saatleri, izinsiz, emeklilik ve istifa hakkını kullanamadığı zamanlar dayatıldı. COVID-19’dan zarar gören, ölen sağlık emekçilerine illiyet bağı dayatan yasaları övüp, COVID-19 için meslek hastalığı yasası çıkarmamakta direttiler.
Hekimlik; dünya’nın her yerinde, her zaman, her koşulda, yaz- kış, gece -gündüz, sıcak- soğuk demeden; din, dil, ırk, milliyet, düşman, dost farkı gözetmeden yapılan evrensel ve kutsal bir meslektir.
Adanmışlıktır, insana, insanlığa koşulsuz hizmettir.
Her koşulda, her zorluğa, haksızlığa karşı başı dik, boyun eğmeyen, özsaygısı yüksek, insan ve toplum sevgisiyle donanmışlıktır.
Hekimlik, mesleki etik değerlere sahip çıkmak demektir.
Hekimlik mesleği, vicdanın sesinin iradeye hükmettiği meslektir.
Hekimlik; hoşgörü, özveri, dikkat ve özen gösterme mesleğidir.
Hekimlik, insanlıkla birlikte var olan ve insanlıkla birlikte var olacak olan meslektir.
Değersizleştirme ve saygınlığının yok edilmeye çalışıldığı günümüzde, mesleğimizi ancak; daha fazla sahiplenerek, mesleki ve etik değerlerimize sahip çıkarak, daha fazla bir arda durarak, birbirimize daha fazla kenetlenerek, insani değerlerle bütünleştirilerek sürdürebiliriz.”

“COVID-19 MESLEK HASTALIĞI KABUL EDİLMELİ”

Tabip Odası Başkanı Dr. Necdet Uçan, 14 Mart’ta taleplerini de şöyle sıraladı:

1. COVID-19 meslek hastalığıdır, önerdiğimiz yasa tasarısı kabul edilmelidir.
2. Toplumsal sağlık için güçlü ve etkin birinci basamak sağlık örgütlenmesi sağlanmalıdır.
3. Şiddetsiz bir sağlık ortamında çalışabilmek için yeni ve etkili ‘Sağlıkta Şiddet Yasası’ çıkarılmalıdır.
4. Emekliliğimize de yansıyacak temel ücret ile ekonomik ve özlük haklarımız iyileştirilmelidir.
5. Özgür ve bilimsel çalışma ortamı için meslek örgütleri üzerindeki baskılara son verilmelidir.
6. Liyakatsiz atamalar, tip sözleşme dayatmaları, tıp eğitimini niteliksizleştiren, altyapısı uygun olmayan tıp fakültelerinin açılması durdurulmalıdır.”

14 Mart Tıp Haftası’nda sağlık ortamının tüm olumsuzluklarına rağmen sayısız eylem ve etkinliklerle “Yitirdiklerimiz gönlümüzde, taleplerimiz dilimizde” diyeceğiz.
Bir kez daha pandemide kaybettiğimiz sağlık emekçilerini ve vatandaşlarımızı saygı ve özlemle anıyor; hekimlik değerlerinden aldığımız güçle toplumsal sağlık için  demokrasi ve adalet talep ediyoruz.

14 Mart’ın, tüm kötü uygulama şiddet, haksızlık ve hukuksuzluklara karşın, iyilik, dostluk ve dayanışmanın, gelecek güzel günler ve barış içinde bir yaşam için yeni bir başlangıcın adımı olmasını diliyor, tüm meslektaşlarıma ve katılımcılara Tabip Odası kurulları adına sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” (balikesir24saat.com)

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.