“UZAYDAN GELMİŞ VİRÜS…..” « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

12 Eylül 2021 - 14:41

“UZAYDAN GELMİŞ VİRÜS…..”

“UZAYDAN GELMİŞ VİRÜS…..”
Son Güncelleme :

01 Ocak 2020 - 21:22

2019’u Mehmet Y.Yılmaz’ın T24’te yayınlanan “Son çıkan yargı dedikodusuna inanalım mı?” başlıklı yazısını okuyarak tebessümle uğurladık.

Ağlamamız ve düşünmemiz gereken bir yazıydı ama Yılmaz öyle bir tasvir yapmış ki mahkemelerin hallerine ilişkin, gülmekten duramadık.

Sözcü davasında yerel mahkemenin verdiği kararın ardından şöyle diyor Yılmaz:

“Mahkeme kararları ile Adalet Bakanı’nın söylediklerini bir arada okuyunca, yargıçlarımızın uzaydan gelmiş bir virüs tarafından zehirlendiklerini ve bu nedenle milleti delirtmeye çalıştıklarını düşünmemiz için çok neden var.”

Gerçekten…

Kamuoyunun gözü önünde olan davalara baktığımızda bundan güzel bir tasvir olamaz.

Öyle kararlar çıkıyor ki; mahkemeler, nerenin mahkemeleri, bu kararları veren hâkimler nerede yaşıyor; Türkiye’nin hangi gerçeğindeler; insan düşünmeden edemiyor.

Ama…

Türkan Saylan’dan tutun, İlker Başbuğ’a kadar kimlerin başına neler neler gelmedi ki?

Artık şaşırma skalamız bile şaşırdı.

Bozuldu.

Sözcü kararı, üzerine tuz biber ekti.

Yargının siyasi boyutu olmaz ve olamaz.

Yargı, elindeki dosya kapsamında mevcut delil durumuna göre karar verir.
Ki bu ülke yakın tarihinde ibret makamında hukuksuz yargılamalar yaşamadı mı?

Fetö eliyle devşirilen Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda sahte delillerle, usule aykırı yargılamalarla verilen hukuk dışı kararlar sayısız insanın hayatına kapanmaz yaralar açmadı mı?

Peki nerede kaldı yaşananlardan ibret alınan dersler, tecrübeler…

Emin Çölaşan ve Necati Doğru gibi isimlerin FETÖ ile uzağın uzağından bile ilgisinin olması mümkün değilken; bu Türkiye’de herkesin bildiği apaçık bir gerçekken; mahkeme nasıl örgüte yardım suçlamasıyla ceza tesis edebiliyor?

Hukuk sisteminin en sade kuralı olan “hayatın olağan akışına uygunluk” kavramıyla bile örtüştürebiliyor musunuz bu cezayı?

Yani bu iki değerli ismin Fetö gibi bir terör örgütle ilişkilendirilmesi apaçık hayatın olağan akışına aykırı değil mi?

Biliyoruz ki, bu karar üst mahkemelerden bozulacaktır.

Ama yerel mahkeme neden doğru ve hukuka uygun bir karar vermez?

Köşe yazısından  suç çıkarmak için basınla ilgisi olmayan bilirkişi atayarak zorlama raporlardan mahkumiyet çıkar mı?..

Hangi kesimden olursa olsun bir kişi bile “bu kararlar doğru karardır, bravo mahkemeye” diyebilmiş midir?

Hayır.

Ama mahkeme kamikaze dalışı yapıyor.

Öyle bir dalış ki; yıllarca örgütün her kademesinde görev alıp, sonra “ben tövbe ettim” diyebilecek derecede yanardöner olan Hüseyin Gülerce gibi isimlerin bu değerli üstatlara karşı tanık sıfatıyla dinlenebilecekleri kadar bodoslama bir dalış hem de…

Alın size adalet duygusu!..

Alın size yargıya güven!..

Durum bu haldeyken sorgulama gerek aslında:

Türk Yargısı’nın güven endeksine mahkemeler kendi kendine böylesine zarar vermek için özel ihtisas mı alıyorlar?

Mehmet Yılmaz’ın yaptığı tasvire ister istemez güldük ama yazıda çok önemli iddialar da dile getiriliyor; o kısma da bakmak gerek.

Dile getirilen iddialara göre; kamuoyunun takip ettiği Sözcü ve benzeri davalar ile ilgili İstanbul Adliyesi’nde birileri tarafından toplantılar yapılıp verilecek kararlar hâkimlere tebliğ ediliyormuş.

Breh breh breh…

Bu iddianın doğruluğunu bilemeyiz elbet ama iddia ortada ise gerek Adalet Bakanlığı, gerek HSK’nın ivedilikle soruşturma açması şarttır.

2020 umut edelim ki yargı hakkında bu tip iddiaların artık son bulduğu, mahkemelerden hayatın akışına 180 derece zıt kararlar çıkmadığı bir yıl olur.

Çok mu fazla bir beklenti?..

Aksi hal, Mehmet Yılmaz’ı haklı çıkartacak.

Gerçekten yargıçlarımız uzaydan gelmiş bir virüs tarafından zehirlenerek milleti delirtmeye mi ant içtiler?

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.