Bak ey “En şerefli varlığım…”!..
Üzerinde özgürce, hoyratça, boy verdiğin bu toprakların yer altı ve yer üstü varlıklarını 100 yıl öncesinin işgalcilerine, peşkeş çekenleri,
120 yıl önce, Müslüman kardeşlerini arkadan vurup, Sina çöllerinde, Yemen Huş yokuşlarında, Suriye, Filistin cephelerinde; Anadolu aslanlarını pusuya düşürüp arkadan vuranları,
Gelibolu’da , Anafartalar’da, Conk Bayırı’nda, Kanlı Sırt’ta; bir hilal uğruna can verenlere “kelle” diyenleri,
Anadolu’nun emperyalistlerce paylaşımına, göğüsleriyle siper olan kahraman, şehit ve gazilerimizi unutup kendi şahsi emelleri için işbirlikçilik yapanları,
100 yıl sonra aklı başına gelen “Keşke Yunan kazansaydı…” diyen, zat-ı muhteremlerin ardıllarının beyinlerinin arkasındaki, ard düşüncelileri, aç gözlülüklerini,
Balıkesir Paşa Camii’ndeki Atatürk’ün Hutbesi’ni unutup, Atatürkçüleri dinsizlikle itham eden dinsiz, imansızları,
Doğduğu, büyüdüğü ülkede TÜRKİYE’den nefretle söz edenleri,
83 milyona yurt ve yuva, ocak olan bu vatanda yaşayan, vatan evlatlarını doğuran analara küfreden, kendini bu ülkeye ait hissetmeyenleri, “millete koyacaz” diyen hayasızları,
Eğitimin, ekonominin, kutsal değerlerin, kültürel zenginliklerimizin, anlam ve önemini kavrayamayan, inanç tüccarlarını,
Kendilerine teslim edilen, inançlı yoksul insanların çocuk ve gençlerini, siyasal çıkarlarına alet edip kullanan, insan tacirlerinin ahlaksızlıklarını, namussuzluklarını,
Gündüz Tv ekranlarından uçak yapıyoruz diye, kendilerini sarı yıldızın yanında gösterip, geceleyin yastık altı altınlara göz dikip, böbürlenenleri,
“Karadeniz’de doğalgaz bulduk” diyerek horozlananları, “üşüdük” diye yakınan insanlara “ kombinizi kısın, atletle evde gezmeyin…” talimatları verenleri,
Enflasyon %54 vatandaşı ezerken, çarşı pazardaki %300 güncellemeli fiyatları yaz sonuna kadar düşüreceğiz diyenleri,
Atatürk ve Milli Bayramlara karşı kör, sağır, dilsiz kesilenleri,
Ülkemizin doğasını rant kapısı yapıp; kurduna, kuşuna, börtü böceğine düşman olanları,
Uygarlık beşiği Anadolu’muzun ören yerlerinin, milli parkların korunmasında sorumsuz davrananları,
Yeşil alanların , sulak alanların, ormanların doğal durumlarını bozanları,
“Maden sahasını yerleşime açacağız” diyerek akraba talukata peşkeş çekenleri,
“Ekmeyin, dikmeyin, üretmeyi”n diyerek dönüm paraları dağıtanları,
Yüz yıllık Cumhuriyet kazanımı kamu malllarını özelleştirme adına, özelce güzelce iç yapanları,
“Eğitimde reform yapıyoruz” diyerek, köyleri öğretmensiz, eğitim ve öğretimi, özel sektöre, cemaatlere peşkeş çekenleri,
Vatandaşa hizmet diyerek yapılan yap işlet devret modeli yalanlarıyla, vatandaşın vergilerini inşaat firmalarına sövüşletenleri,
Vatandaşları; “dindar nesil yetiştireceğiz” diyerek kindarlığı pompalayanları
Kendi saadet zincirlerini kurarak, vatandaşın elindeki, telefonu soranları,
Ülkemizdeki insanların kutuplaşmasını körükleyen, siyasi , felsefi, görüş ayrılıklarını hor görenleri,
Demokrasinin olmazsa olmazı siyasi partilerin hedef ve amaçlarını aşağılayan güç odaklarını,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının başlangıç ilkelerinde ki özü anlamayıp, kendi akrabalık ve ekonomik çıkar birlikteliklerini, halkın önceliklerinden önde tutanları,
İstikbal ve cumhuriyetimize kasteden terör odaklarının korunması ve beslenmesine göz yumanları,
“Cebren ve hile ile vatanın bütün kalelerinin” zapt edilmesine hizmet edenleri, geçmişi şan ve şerefle dolu T.C ordularının işlevlerini, kendi hırs ve çıkarlarına kullananları, “Mülkün temeli olan adaleti” kendi çıkarları için kullananları,
Her türlü ulusal çıkarların korunmasında, milleti fakru zaruret içinde bırakanları,
Kendi şahsi emellerini, düşmanların çıkarlarıyla tevhid edenleri,
Sanatı ve sanat değerlerine, sanatçılara düşünce ve fikir insanlarına, edebiyata gönül vermiş emekçilere burun kıvırıp kendilerini Aliyyül Ala gösterenleri,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; değişmez, değiştirilemez maddelerini, değiştirme teşebbüsü içinde olanları,
Türkiye Cumhuriyetinin temel niteliklerini, demokratik, laik, insan haklarına dayalı, sosyal bir hukuk devleti olduğunu unutup; kaderde ve kıvançta birlik ve dayanışma ülküsünü unutanları,
“Eline, beline, diline” hakim olamayıp”işini, aşını ve eşini” unutup, ocak söndürenleri, eli işte, gözü oynaşta olanları, yoksulun yediğinde, içtiğinde gözü olanları,
Yalanı, dolanı, iki yüzlülüğü, her türlü ahlaksızlığı yapıp, mukaddes mekanda imamın arkasına sığınanları,
Ölçüde, terazide hilekarlık, fütursuzluk, haksızlık yapan yüzsüz ve arsızları,
Mevki, makam, kişisel çıkar için eşini, dostunu, astını, üstünü satanları,
Ustasına saygısını ve sevgisini bilerek ve bilmeyerek unutanları
UNUTMA …
BAY
* İ D U R A K İ
* ÇIRAK. KALFALIĞA, “İNSANI KAMİLLİĞE” ERİŞMEN İÇİN.
Sözün özü ve sonu budur.