TOSUN’DAN “MEKTUP”, BOSTANCI’DAN “PASTA”  « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

16 Haziran 2021 - 01:18

TOSUN’DAN “MEKTUP”, BOSTANCI’DAN “PASTA” 

TOSUN’DAN “MEKTUP”, BOSTANCI’DAN “PASTA” 
Son Güncelleme :

23 Mart 2019 - 20:37

Yerel seçim çalışmaları hızla devam ederken Bandırma’da siyasi partiler, seçmene dokunmak ve özel hissetmesini sağlamak amacıyla farklı yollar deniyor. Siyasetin artık değişmesi hatta karar alma mekanizması içinde halkın daha etkin olması gerektiğini düşünenlerden biri olarak seçmen ile Millet ve Cumhur İttifaklarının kurmaya çalıştığı bağı değerlendireceğim.

Siyaset dili iletişimin ve bilimin geliştiği 21. yüzyılda artık didaktiklikten kurtularak samimi olmak zorunda. Önümüzdeki seçimleri de samimiyetin kazanacağını düşünüyorum. Belki de Bandırma’da samimiyet konusunda en güzel adımı atanda CHP’li Tolga Tosun oldu. Tosun, ilk kez oy kullanacaklarla birlikte 18-25 yaş aralığında bulunan gençlere, Bandırma’ya yeni taşınanlara ve engellilere yönelik 20 bin civarı mektup gönderdi. Burada işaret etmek istediğim yalnızca mektup değil, mektupta kullanılan dil.
Tosun’un mektuplarında dikkatimi çeken samimi dilin yanı sıra “Yapacağız, edeceğiz” gibi halka üsten bakan, didaktik bir dilin kullanılmamış olmasıydı. Dışarından gelen insanlar için özellikle komşuluk ilişkisini vurgulayan Tosun, “Sizin de bu memleketin taşında ve toprağında emeği olacak. Havayı, suyu, yeri gelecek ekmeğimizi bölüşeceğiz.” diyebiliyor. Engellilerin kaygılarının farkında ve samimi bir dille “Aslında engelleri yaratan senin yaşadığın sorunları bilmeyen ve duyarsız davranan insanlardır.” diyerek ezber bozuyor. Ayrıca bu mektupların hepsinde “BİRLİKTE YÖNETMEK” kavramı ön planda… İşte niyet iyi olunca, samimiyet içten geldiğinde ortaya güzel şeyler çıkıyor. Yoksa her başkan adayı evlere mektup gönderir, burada önemli olan kullanılan dil ve samimiyet. Tolga Tosun, gönderdiği 20 bin mektupla da bence başkan olduğunda halkı yönetime dahil edeceğini, samimi bir başkan olacağının sinyalini verdi. Burada özellikle 3 farklı ekibin de günlerdir bu mektupları kapı kapı ulaştırdıklarından söz etmemiz gerekiyor. Organizasyon düzgün olunca isim ve adrese dayalı mektuplar birer birer teslim edildikçe binlerce insan mutlu oluyor ve bu konuyu konuşmaya başlıyor. Buradan aldığımız siyaset dersi de çok açık: İnsanlar kendini özel hissetsin istiyorsan önce samimi olacaksın. Kullandığın dille, attığın adımla samimi, içten olacaksın ki yaşamın, siyasetin ve söylemin birbiriyle örtüşsün. Zaten halk her şeyin farkına varıyor.
PASTALAR ALP BOSTANCI’DAN

Gençlere yönelik çalışma yapan bir diğer siyasi parti de AK Parti. Alp Bostancı da gençlerin kendisini özel hissetmesi için 18 yaşını doldurmuş ve bugünlerde doğum günü kutlamaya hazırlanan gençlere doğum günü pastası gönderiyor. Tolga Tosun ile Alp Bostancı arasındaki farkın ne olduğunu sandıkta göreceğiz. Benim bahsetmek istediğim ise gençlerin durumu ve pasta paradoksu.

Konu pasta olunca ilk akla gelen şey Fransız İhtilali ve Kraliçe Marie Antoinette. Kraliçeye mal edilen, Fransız İhtilaline yol açan sözlerini bir kez daha hatırlayalım, una yapılan zammın ardından saray önünde eylem yapan halka yönelik “ekmek yoksa pasta yesinler” dediğini hepimiz bir yerlerde okumuşuzdur. Peki, bugün Türkiye’de yaşayan gençlerin durumu bundan farklı mı? Gençler gelecek kaygısı yaşıyor, üniversiteyi bitirenler iş bulamıyor, gencecik öğretmenler atanamadıkları için intihar diyor. Gençler bu ülkede “İş-ekmek” kavgası içinde ve İktidarın Başkan Adayı Alp Bostancı, bu durumda olanlara “Doğum Günü pastası” gönderiyor. Sizce de bu gördüğümüz pasta ve iş-ekmek kaygısı büyük bir paradoks değil mi? Gençlerin yaşadığı sorunlar ortadayken “pastayı” bir samimiyet göstergesi olarak görürler mi? Gençler acaba bir pastaya yaşadıkları bütün sıkıntıyı unuturlar mı? Yoksa bu yapılan çalışmaya “bizimle dalga mı geçiyorsunuz” diyerek tepki mi gösterirler?Seçime sayılı günler kala bir yanda Alp Bostancı’dan gençlere  “Doğum günü pastası” diğer tarafta Tolga Tosun’dan gençlere Atatürk vurgusu yaparak kaleme aldığı “Sorunları birlikte çözeceğiz, yanınızdayız” diyen mektup.
Benim gençlere yönelik mektupta dikkatimi çeken cümleler şunlar :
“Artık yönetimde senin de söz hakkın var. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Gençliğe Hitabesi”nde verdiği görevi, şimdi oy kullanarak yerine getirme zamanı. Gençlerimizin eğitim, işsizlik ve uyuşturucu gibi sorunlarla boğuştuğu bu dönemde her zaman sizlerin yanında olacağız. Sorunlara DERMAN olmaya genç kadromuzla geliyoruz. Gençlik değiştirecek, gençlik bu kenti geleceğe taşıyacak. Cumhuriyet kenti olan Bandırma’nın siz gençlere ihtiyacı var.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.