NECATİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TARİHİNDEN : ADNAN ÇAKMAKÇIOĞLU (1922-1998)              « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

23 Eylül 2021 - 18:10

NECATİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TARİHİNDEN : ADNAN ÇAKMAKÇIOĞLU (1922-1998)             

NECATİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TARİHİNDEN : ADNAN ÇAKMAKÇIOĞLU (1922-1998)             
Son Güncelleme :

27 Ekim 2019 - 23:09

Adnan Çakmakçıoğlu 1952’de Balıkesir Milli Eğitim Müdürüdür. 1954’de ise Necati Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü görevine getirilir.  1960 yılına kadar bu görevini sürdürmüştür. Entelektüel  ve eğitimci kişiliği ile Balıkesir’e ve Necati Eğitim Enstitüsü geleneğinin oluşmasına çok şey katmış bir eğitimcimizdir. Eğitimci kimliğinin yanı sıra aynı zamanda edebiyatçı, yazar, sanatçı kimliği ile de ülkemizde kendinden söz ettirmesini bilmiş, iz bırakmış bir isimdir.

Bu yazı, Necati Eğitimli genç kuşaklara Adnan Çakmakçıoğlu’nu tanıtmak, bu değerli insanın anısını  yâd etmek için kaleme alınmıştır. Bu yazıda önce Adnan Çakmakçıoğlu tanıtacak, sonra onun yönetiminde Necati Eğitim Enstitüsündeki yaşam üzerinde duracağız. Son olarak da Balıkesir Halkevinin Yayın organı Yeni Kaynak’ta Çakmakçıoğlu ile yapılmış bir röportaj üzerinden eğitim ve sanat ile ilgili düşüncelerini anlamaya çalışacağız.

Adnan Çakmakçıoğlu 1922 Yılında Rize‘nin Pazar İlçesinde doğdu. Ortaöğrenimini İstanbul Vefa Lisesi’nde lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Matematik-Astronomi Bölümü’nde tamamlarken Pedagojik formasyonunu Yüksek Öğretmen Okulundan aldı (1945).  Antalya, Kars, Sivas liselerinde Matematik öğretmenliği, Müdür ve Müdür yardımcılığı yaptı. Askerlik dönüşü 1952’de Balıkesir Milli Eğitim Müdürlüğüne atandı. 1954’ün Kasım ayında da Necati Eğitim Enstitüsüne Müdür olarak atandı. Bu görevini 1960 yılına kadar sürdürdü.

Adnan Çakmakçıoğlu pek çok özelliği bünyesinde barındırırdı. Demokrat bir anlayışa sahip, arkadaş canlısı, dedikoduyu sevmeyen, toleranslı, olgun, sevecen, entelektüel kimliği ile çevresinde örnek alınan bir kişilik, bir çekim merkeziydi.  İyi İngilizce bilirdi, İngilizceyi Amerika’ya görevli olarak gittiğinde ilerletmişti, Fransızcaya da hâkimdi. Aynı zamanda şairdi, keman çalar, resim yapar, futbol oynar, iyi de dans ederdi.  (Muhtar Kafkasyalı ve Cevdet Atmaca tanıklığı)

Şiir kitapları, romanlar, derlemeler, öykü kitapları kaleme aldı. Türkiye’de çocuk edebiyatının gelişmesine önemli katkılarda bulundu. Bazı şiirleri bestelendi, marş haline getirildi.

Necatibey Eğitim Enstitüsü mezunları arasından çocuk edebiyatı alanında tanınmış isimlerin çıkması biraz da onun eseriydi. Emekli olduktan sonra Bu Yayınevi’nin Çocuk Edebiyatı alanında yarışmalar düzenlemesine ön ayak oldu. Uzun yıllar bu yarışmalarda jüri üyeliği yaptı. Adnan Çakmakçıoğlu Necati Eğitim Enstitüsü müdürlüğünden ayrıldıktan sonra da bu okuldan mezun olanların gelişimine katkıda bulunmaya devam etti.  Necati Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü mezunlarından yazar İncila Çalışkan (1964 mezunu), bu yarışmalarda aldığı dereceler ile Türkiye’nin kendisini tanınmaya başladığını belirtir.

Adnan Çakmakçıoğlu 1964 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Basılı Eğitim Malzemeleri Hazırlama Merkezi Müdürlüğü ve Baş editörlüğüne getirildi.  1974 yılında Gazi Eğitim Enstitüsünde öğretim görevlisiyken emekliye ayrıldı.

Şiirlerini daha çok “Adnan Ardağı” ismiyle yayımladı. 1974 yılında Hürriyet gazetesinin açtığı “Kıbrıs Destanı” yarışmasında, 1979 Dünya Çocuk Yılı’nda TRT’nin açtığı Çocuk Şarkıları Sözü Yarışmasında birinci oldu. Son yarışmada birincilik alan “Bir Dünya Bırakın” adlı şiiri çocuk şarkısı olarak bestelendi. Okullarda, 23 Nisanlarda söylenir oldu. Hala yetişkinlerin anılarını, çocukların hayallerini süsleye devam eden bu şiir bir barış şiiri, barış şarkısıdır. Aynı zamanda biz yetişkinlere çocuklarımıza karşı yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğumuzu hatırlatır.

BİR DÜNYA BIRAKIN BİZ ÇOCUKLARA
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar.

Bir vatan bırakın biz çocuklara
Islanmış olmasın gözyaşlarıyla.

Bir bahçe bırakın biz çocuklara
Göklerde yer açın uçurtmalara.

Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar.

 

Bir barış bırakın biz çocuklara
Ulaşsın şarkımız güneşe ve aya.

Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar.

Bir dünya bırakın biz çocuklara
Yazalım üstüne sevgili dünya

Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar.
Adnan Ardağı

Adnan Çakmakçıoğlu’nun ders kitapları yazmışlığı da vardır; çocuk kitapları resimlemişliği de. Başta Varlık olmak üzere pek çok dergide şiirleri yayımlandı. El yazısı ile kaleme aldığı ve bastırdığı Çiçek Bahçesi Dizisi okullarda okuma yazma öğretiminde kullanıldı. Görsel açıdan resimlerle zenginleştirilmiş ilgi çeken oldukça eğitici bir kitaptır. Yayımlanmış eserleri şunlardır:

Şiir Kitapları: Bir Masal Gibi (1943), Kapılar (1945), Çocuk Şiirleri (1954), Şarkıların Vatanı Kalplerdir (1955), Öğretmenin Dünyası (1956), Soyut (1960), Açı (1961), Erdekli İstakoz (1963), Mustafa Kemal Atatürk (1963),Güz Şöleni (1965).

Çocuk Kitapları: Çocuklar İçin Nutuk, Bizim Evin Savaşları Güzeldi (öyküler, 1963), Son Ders (Öyküler, 1967), Küçük Taka (1963), Yaralı Sığırcık (1963), Zavallı Korkuluk (1965), Kırlangıç (1996), Aydede (1998). Çiçek Bahçesi Dizisi (5 Kitap: Çiçekçi Nine, Sarı Keçiyi Gördünüz mü, Uç Uç Balon, Mavi Kuşun Şarkısı, Arkadaşım Olur musun. )

Çevremizi Koruyalım Dizisi (8 Kitap): Aman Çiçekler Kurumasın, Toprak Kayıp Gitmesin, Kırlar Kuzusuz Kalmasın, Güzel Kelebekler Kaçmasın, Yurdum Çöl Olmasın, Çocuklar Hep Gülsün, Sakın Kuşlar Ölmesin. Dost Köpekler Ağlamasın.

27 Mayıs Devirmesinden sonra Adnan Çakmakçıoğlu Necati Eğitim Enstitüsü müdürlüğünden alındı. Öğrencileri bu tayinin durdurmak için Balıkesir’de yürüyüş yaparak valisi Zahid Kırağlı ile görüşmek istediler. Bu olay, Necati Eğitim Enstitüsü öğrencilerinin müdürlerine bağlılıklarının, verdikleri değerin açık bir göstergesiydi. (Mustafa Yılmaz, Saim Açıkgöz, Cevdet Atmaca tanıklığı)

Adnan Çakmakçıoğlu denizi ve güneşi çok severdi. Erdek’teki yazlığında emekliliğinden sonra bol bol denize girer, güneşlenirdi. Ama bu güneş sevdası başına iş açacaktı. Çok sinsi ve hızlı ilerleyen bir cilt kanserine, Malign melanom’a yakalandı, 1998’de aramızdan ayrıldı. (Cevdet Atmaca Tanıklığı)

Nazım Bayata ölümünün ardından hocasını şu sözlerle anar:

“Sanırım Çakmakçıoğlu’nun en verimli yılları 1950’lerde Necati Eğitim Enstitüsü müdürlüğü yaptığı yıllardı. Kendisini ve okuduğum Balıkesir Lisesinde  öğretmenlik yapan eşi Lütfiye Hanımı (Necati Eğitim Enstitüsü kimya öğretmeniydi), o zamanlardan tanıyorum. Çakmakçıoğlu o zamanlar 35’nde genç, yakışıklı kibar, iyi giyinen ağırbaşlı bir öğretmendi. Aynı binada öğrenim gören Necati öğretmen Okulu ve Necati Eğitim Enstitüsünde çok değerli ve deneyimli öğretmenler vardı. Kimileri Liseden benim de öğretmenimdi. Ama Adnan bey bunların en iyilerinden biriydi, o bir başöğretmendi. Onu eşiyle çocuklarıyla yürürken görürdüm. Karşılaştığı öğrenciler onu görünce toparlanırlar, selam verirlerdi. Adnan Bey’e ve tertemiz ütülü lacivert kumaş elbiseleri içindeki öğrencilerine imrenirdim. Onlar benim gözümde ayrıcalıklı ve şanslı insanlardı.”

Adnan Çakmakçıoğlu döneminde okul yaşamına öğrenciler aktif biçimde katıldılar. Öğrenci ve öğretmenler arasında güçlü bir dayanışma vardı. Okulda 1956 yılında biri öğretmenler diğeri öğrenciler tarafından çıkarılan iki aylık dergi vardır. Öğretmenlerin çıkardığı dergi Öğretmence’nin sunuş yazısında şöyle denmektedir:

“Öğretmence Necati Eğitim Enstitüsü ve ilk öğretmen okulunun öğretim üyeleri tarafından yayın hayatına sunulmaktadır. Batıda kültür merkezlerinden biri olan Balıkesir’de meslek ailesine açılmış bulunan derginin amacı eğitim ve öğretime yardım etmek, öğretmenlere faydalı olacak fikir ve hareketleri sistemli bir şekilde yaymak, eğitim ve öğretimde ilerlemeyi sağlayacak örnekler vermek, okul çalışmalarını aksettirmek ve Eğitim Enstitüsünün rehberlik bürosunu daha yararlı bir çalışmaya zorlayarak öğretmen ve öğrencilerin dokunduklarına cevap vermek olacaktır. Ayrıca öğretmen adaylarına açtığı sahifelerinde onları yazmaya, kültürlerini arttırmaya sanat hünerlerini geliştirmeye götürecektir.”

Necati Eğitim Enstitüsünde aynı dönemde Talebe Cemiyeti Başkanı Necip Güngör’ün sahipliğini üstlendiği “MaviYeşil” adıyla öğrenciler tarafından bir dergi daha çıkarılmaktadır.

Her sınıftan seçilmiş iki öğrencinin genel kurulunu oluşturduğu Necati Eğitim Enstitüsü Talebe Cemiyeti 1953 yılında Müdür Muhittin Demiray döneminde Müdür Yardımcısı Şahap Okuturlar tarafından kurulmuştur. Cemiyetin üç organı vardır: Öğrenci Kolları, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu. Talebe Cemiyeti okul içindeki faaliyetini “kollar” aracılığı ile sürdürmektedir. Okulda faaliyet halindeki kollar şunlardır: Öğrenci Lokalini yönetme, Temsil ve eğlence, Yayın ve Kitaplık, Meslek kitaplığı, meslek oda ve ders araçları, Muhabere danışma ve yardımlaşma, Bahçe, Revir, Okul Eşyalarını koruma, Bavul Hane, Ütü, Posta ve Yitik. Ayrıca Öğrenci teşkilatına bağlı olmayan özel yönetmelikle işleyen Kooperatif, Kızılay, Spor Kolları ve bir de Haysiyet Divanı bulunmaktadır.

Görüldüğü gibi Talebe Cemiyeti okul sosyal yaşamına aktif bir biçimde katılmakta ve bu yaşamı yönetmektedir. Bu işlerlik Adnan Çakmakçıoğlu döneminde de, Osman Hatipoğlu döneminde de devam etmiştir.

Okulda 1955-1956 yılında Meslek Dersleri öğretmeni ve müdür yardımcısı Şahap Okuturlar tarafından kurulan bir rehberlik bürosu faaliyettedir. Şahap Okuturlar, Öğretmence dergisinde bu büronun çalışmaları hakkında şu bilgileri verir:

“Rehberlik kurulu okul müdürü, doktoru ve meslek dersleri öğretmenlerinden müteşekkildir. Kurul rehberlik konularında inceleme araştırma ve denemelerde bulunur. Büroya vaki rehberlik problemlerini de inceleyerek sonuçlandırır. Rehberlik konusunda bilgi edinmek isteyen okul ve öğretmenlere yardım eder, inceleme ve deneme sonuçlarını büro vasıtası ile yayınlar. Rehberlik bürosunun üç aylık dönem içinde yaptığı çalışmalar şunlardır:

  1. Okul Müdürü Adnan Çakmakçıoğlu tarafından İngilizceden tercüme edilen (Okullarda Ferdi Rehberlik) adlı broşür yayınlanmıştır.
  2. İlköğretmen Okulu 5. Sınıf derslerinden birinci kanaat döneminde okunan konulara ait deneme mahiyetinde bilgi testi hazırlanarak uygulanmıştır.
  3. İlköğretmen okulu ve Eğitim Enstitüsü öğrencileri için (belirlenen bir gün ve saatler arasında) mülakat saatleri açılarak öğrencilerin şahsi problemlerini arzu ettikleri öğretmenlerle görüşmelerine ve akıl danışmalarına imkân sağlanmıştır.
  4. Rehberlik konularını inceleme araştırma ve ölçmede lüzumlu araç ve gereçlerle kitaplardan bir kısmı sağlanmıştır. Rehberlik bürosu çalışmalarına devam etmektedir.”

Şahap Okuturlar Adnan Çakmakçıoğlu’nu şu sözlerle anar:

“Müdür Adnan Çakmakçıoğlu (Pazar,1922) Demokratik görüşlü, çok cepheli, sanatsever, toleranslı, mesleki konuları takip eden, okuyan, yazan ve uygulamaya yönelik, öğrencilerine ve öğretmenlerine değer veren bir kişiliğe sahipti. Her iki müdürden (Muhittin Demiray’ı kastediyor) ve öğretmenlerden çalışmalarımda hep teşvik gördüm. Kendilerine teşekkür ederim.”

Adnan Çakmakçıoğlu 1956 yılında Avrupa Konseyi’nin eğitim ile ilgili bir organizasyonunda Türkiye’yi temsil etmek üzere M.E.B tarafından Fransa’ya gönderilir. Bir ay süren çalışma ardından Türkiye’ye dönüşünde, bu gezideki izlenimleri Balıkesir Halk Evi’nin yayın organı Yeni Kaynak Dergisinde kendisi ile yapılmış bir röportaj olarak yayımlanır.

Bu röportaj, Adnan Çakmakçıoğlu’nun eğitim ve sanat anlayışını yansıtması, Necati Eğitim Enstitüsü’nde müdürlüğü sırasında yapılan faaliyetler ile ilgili bilgi vermesi bakımından önemlidir.

Adnan Ardağı İle Söyleşi: Yeni Kaynak Dergisi (Balıkesir Halk Evi Yayın Organı)

  • Sanat hayatınızdan kısaca bahseder misiniz?

“Benim 35 yaşına dayalı bir hayatım var. Matematik ve şiir, fasulye piyazı, oğlumun esprisi, kızımın baleye olan aşkı, bunlar iç içe; sanat hayatı diye ayrı bir dünyam yok.”

  • Sanat kollarımızdan yabancı ülkelerle karşılaştırılabilecek olanlar var mıdır, hangileridir?

“Yabancı ülkeler mi? Bir gün Türkçe Milletlerarası bir dil olursa bu sorunuzu cevaplayabilirim. Bu gün için başka şeylerden bahsetsek.”

  • Yeni şiirimizdeki vezin ve kafiye yokluğunun şiiri hatırda tutmayı zorlaştırdığı söyleniyor, ne dersiniz?

“Vezin ve kafiyenin tek özelliği de o. Hatırlamaya yardım etmek. Bence şiir hürriyetin özüdür, kafese gelmez.”

  • Şiir anlayışınızı açıklar mısınız ve kendi şiirlerinizi eleştirmek zorunda kalsanız hükmünüz ne olurdu.

“Şiir anlayışıma gelince, onu şiirlerim açıklar. Asıl arzuladığım şey, ölümümden sonra şiirlerim hakkında söylenecekleri şimdiden işitmek.”

  • Sanatta gerçekliği nasıl anlıyorsunuz.

“Sanatta realizm ideal olmaktan ziyade bir vasıtadır. Her şey insan için. Bizim duygu dünyamız var. Gerçek bir hayat, sembolik tasavvurlar içinde daha renkli ve daha yaşatıcıdır. Yaşamaya bizi bağlayan bütün unsurların sanatta yer almasına taraftarım. “

  • Bugünkü eğitim sistemimizin sizce eksikleri var mı? Az fakat kaliteli öğrenci mi, vasat fakat çok öğrenci mi yetiştirmek taraftarısınız? Bu şartlar altında hangisi daha faydalıdır?

“Cemiyetimiz büyüyen bir uzuv gibidir. Değişime tabidir. Bugünün insanı dünden farklıdır. Benim ile oğlum arasında bile bu farklılığı görmek mümkündür. Eğitim sistemimiz bu değişmeye güç ayak uyduruyor. Fakat bununla beraber iktisadi şatlarımızın da bunda büyük rolü vardır. Daha demokratik bir eğitim sistemine, öğrencinin şahsi kabiliyetini ön plana alan bir eğitim görüşüne doğru adım atılmıştır. Maarif vekâletimiz bilhassa bu nokta üzerinde çok isabetli kararlar almaktadır. Öyle sanıyorum ki çok kısa zamanda eskiyen bir takım davranışlarımızın yerini yeni görüşler alacaktır. Muhakkak ki kalitesi üstün öğrenci artık kıymetini bugün daha çok hissettirmektedir. İhtisaslaşma devrine girmiş bulunuyoruz. İster istemez okullarımız bu tip gençler yetiştirmeye zorlanacaktır.”

  • Balıkesir’de bir sanat hadisesi yaratmış olan “üç buutlu sanat” matinelerini tekrarlayacak mısınız?

“Üç buutlu sanat gösterisini daha gelişmiş olarak bu yıl da tekrarlayacağız. Bilhassa koro, şiir, canlı şiir bunların arasında yer alacaktır.”

  • Fransa seyahatinizden kısaca söz eder misiniz?

“Fransa seyahatim bir aya yakın sürdü. Avrupa Konseyinin hazırladığı bir stajı bütün Avrupa Milletlerinin birleşmesi üzerinde siyasi iktisadi ve kültürel meseleleri gözden geçirdik. Bu milletlerin öğretmen ve müdür temsilcileri ile fikir alış verişinde bulunduk. Netice olarak bu milletlerin hakikaten birleşmeye ihtiyaç duyduklarını gözlemledik. Şehirleri sanat ve boya kokuyor. Tavlasız ve iskambilsiz kahveleri, zengin vitrinleri, aşırı hür gençleri ve bol sisi yağmuru olan bir memleket Fransa!”

  • Dergimizin daha verimli olması için neler yapmamız gerek.

“Derginin verimliliği bol materyale, bol ve değişik yazılara, okuyuculardan gelen arzuların tatminine tabidir. Tercüme yazı ve kritiklere daha fazla yer vermeli, Gençleri teşvik edici hareketlere sahne olmalı.”

Bu röportajda dile getirdiği düşüncelerine bakarak, Adnan Çakmakçıoğlu’nun demokrasiyi içselleştirmiş, değişime açık ve öğrencinin bireysel yaratıcılığını öne alan bir eğitim anlayışına sahip olduğunu söyleyebiliriz. 1956’lı yıllarda Necatibey Eğitim Enstitüsünde şiir, tiyatro ve müziğin birlikte kullanılması; gösterilerle öğrencilere estetik bakış ve sanatsal duyarlılık kazandırılmaya çalışılması önemlidir. Türkiye’de öncü bir adımdır.

Adnan Çakmakçıoğlu 2 Şubat 1998 tarihinde İstanbul‘da 76 yaşında fiziki olarak aramızdan ayrıldı. Ama o hala bizimle, öğrencilerinin, dostlarının anılarında yaşamaya devam ediyor, edecek de.

Kaynaklar:

Nazım Bayata, abece Dergisi, sayı 145, 1998.

Şahap Okuturlar, Yaşayan Çınar. (Etki Matbacılık Yayınları, İzmir 2004) s. 98,99.

Yeni Kaynak(Balıkesir Halkevi Yayın Organı), Adnan Ardağı ile Konuşma, Sayı: 3,1 Aralık 1956. Öğretmence Dergisi, Necati Eğitim Enstitüsü ve Öğretmen Okulu’nun aylık dergisi, 1956.

Tanıklıklar: İncila Çalışkan, Mustafa Yılmaz, Muhtar Kafkasyalı, Saim Açıkgöz, Cevdet Atmaca.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.