KÖTÜLÜĞÜ KİM YAPIYOR YA DA YAPTIRIYOR « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

20 Ocak 2021 - 06:42

KÖTÜLÜĞÜ KİM YAPIYOR YA DA YAPTIRIYOR

Son Güncelleme :

29 Temmuz 2019 - 23:44

KÖTÜLÜĞÜ KİM YAPIYOR YA DA YAPTIRIYOR

Özellikle sürü psikolojisiyle Facebook ortamında canavarlaşan insan halleri için okunası bir yazıdır…
İnsanın birey olabilmesi konusu esaslı bir mücadeledir… Birikim ister, emek ister, düşünmeyi bilmek ve bunu yaşam şiarı edinmek ister, okumak ve değişimin gücüne inanmak ister, doğanın ve yaşamın bu devinim içinde olduğuna inanmak ister ve buradan özgürlüğün gerçek anlamını bulmak ve buna uygun bir yaşam süreci içinde üretmenin değerini ve kutsallığının ölümsüzlük ile eş değer olduğunu görmek ister…
Sizlere çok ünlü Stanford Üniversitesi’nde yapılan bir PSİKOLOJİ DENEYİNİ anlatacağım.
Deney insanların toplumsal rollerini aydınlatmak açışından çok önemli ip uçları vermiştir.
Üniversitenin psikoloji binasındaki bodrum katı bir tutukevinin benzerinin aynısına dönüştürülmüştür. Üniversite öğrencisi 21 denek, testlerle “dengeli ve uyumlu” kişilik sahibi olarak seçilmiş. Bir bölümü “gardiyan” rolünü, bir bölümü “tutuklu” rolünü oynamak üzere deneye alınmıştır.
Tutuklu rolüne seçilenler, evlerinden Palo Alto polisi tarafından alınmış, polis arabasıyla karakola getirilmiş, üstleri aranmış, elleri kelepçelenmiş, parmak izleri alınmıştır. Sonra tutukevine getirilmiş ve numaralı tutuklu giysisi giydirilmiş, her üç kişi bir hücreye konmuş ve kapıları kilitlenmiştir.
Gardiyan rolüne ayrılan öğrenci deneklere de sekiz saatlik vardiya biçiminde çalışma düzeni kurulmuş ve tutuklular üzerinde mutlak bir yetki verilmiştir. Tutukluların tuvalete gitmek ya da mektup yazmak gibi istekleri için gardiyanlara bağımlı kılınmıştır. Fiziksel şiddet konusunda uyarılmalarına karşın gardiyanlara ayrıca kelepçeler, düdük, sopalar ve hücrelerin anahtarları verilmiştir.
Deneyin süresi 15 gün planlanmıştır…
Ancak deney altıncı gününde bitirilmek zorunda kalmıştır.
Tutukluların neredeyse hepsi daha birinci günde köleleşmiş ve edilgen bir tutum almıştır. İçlerinden dördü akut kaygı ve depresyon içine girmiş, salıverilmeleri gerekmiştir.
Gardiyanlar da rolleri içinde dönüşüme uğramıştır. Tutuklulara aşağılayıcı davranmaya başlamış, birkaçı da tutuklulara kural dışı anlamsız uygulamalar, aşağılayıcı cezalar icat etmiştir. Gardiyanlardan biri, kendi davranışı üzerine düşünerek şöyle yazmıştır: “Kendime hayret ettim… Birbirlerine sövmelerine ve çıplak elleriyle tuvaleti temizlemelerine zorladım. Tutukluları gerçek sığır addettim ve sürekli olarak onlara dikkat etmem gerekir, belki bir şey yapmaya çalışırlar şeklinde düşündüm.”
Hepsi öğrenci olan, bir deney yaptıklarını bilen kişilerin bile toplumsal roller nedeniyle değişen davranışları, aslında çok öğretici, çok düşündürücüdür.
Evet, düşünün dostlarım, düşünün…
ABD bu dünyayı iki sektörü ile kontrol etmekte, bir sektörü ile de jandarmalığını üstlenerek korku ile yönetmektedir.
Sinema kültürü ve porno sektörü…
Bu iki sektör onun en büyük kozudur. Yine bu iki sektör onun en büyük ekonomik pazarıdır… Toplumun her katmanını bu sektörler kanalıyla uygulamaya soktuğu projeler üzerinden önceden tepkilerini ölçerek değerlendirmekte ve dönüşüm programlarını buralardan elde ettiği ip uçlarıyla yapmaktadır. Facebook’ta bunun bir aracıdır…
O nedenle önceliğiniz bilinç olmalı.. Bilinci olmayan insanın bu dünyada ki rolü kendi iradesinde değildir. Kişinin kendi iradesine sahip çıkabilmesi ve bunu her daim diri tutabilmesi günümüz insanının en büyük mücadelesidir. Bu mücadele öyle kolay bir süreç değildir.
Onun elinde tuttuğu ve şimdilik çok iyi yönettiği “modernizm” belası bizlerin zaaflıklarımıza yenilmemizden başka bir şey değildir… Kötülüğü bize yaptırmaktadır ve yaptırırken de yapanların bunun insanlığın iyiliğine olduğuna inandırmasıdır…
İşimiz çok zordur…
Ara sıra kendinize şu soruyu sorun; “bu ben miyim?”
Önce “bilinç”
Bilinci olmayan insanın yaşamı ne olursa olsun(lükslük anlamında) çöptür, b.ktur…
Bunu asla unutmayın…
Saygılarımla…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.