KORONA MI CORONA MI? « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

9 Nisan 2021 - 02:03

KORONA MI CORONA MI?

KORONA MI CORONA MI?
Son Güncelleme :

20 Nisan 2020 - 19:07

Son günlerde hepimiz şu meşhur virüs ve onun yol açtığı hastalık konusunda uzman olduk. Toplam birkaç saatte hastalıkla ilgili bilgilerini, önerilerini derli toplu bir biçimde dile getirebilecek onlarca bilim insanı, profesör, hekim, gazeteci, televizyoncu, siyasetçi her gün tüm televizyon ekranlarında aynı şeyleri yineliyorlar. Her gün geç vakitlere kadar süren virüs tartışmaları.

Aklıma Moliere’in bir tiyatrosundaki cümlesi geliyor: “Bu mektubu her zamankinden uzun yazıyorum; çünkü kısa yazacak vaktim yok.”

Eski bir gazete yazarının ücret konusundaki talebi de bu doğrultudadır:  “Uzun yazarsam yarım altın alırım. Kısa yazarsam bir altından aşağı olmaz.”

Demek ki bizimkiler yarım altına razı.

Bilim insanlarımız “maske” konusunda bile hep çelişkili görüşler belirttiler. Yetkililer “Maske takılacak!” deyince tümü maskeye sahip çıktı. Çelişkinin nedeni sorulduğunda da hiçbiri, “Yetkililer böyle istediği için fikir değiştirdik.” diyemedi.

Gazetelere ve televizyonlara baktığımızda bu virüsün adının birçok farklı yazımını görüyoruz:

korona virüsü

corona virüsü

koronavirüs

coronavirüs

coronavirus (Fr.)

1980’lerin ortasına kadar Türkçeye Batı dillerinden gelen sözcükler (özel adlar dışında) Türkçede okunduğu gibi yazılıyordu ve bu durum okuma kolaylığı sağlıyordu. Örneğin, şans, poşet, karne, migren, paraşüt, bulvar, şezlong … diye yazıyor ve okuyorduk. Yani, chance, pochette, carnet, migraine, parachute, boulevard, chezlong,,, şeklinde yazmıyorduk.

Son yıllarda Batı kökenli sözcüklerin orijinallerinin yazılması modası ya da eğilimi topluma egemen oldu. Özellikle mekân, ürün, marka adlarında bu değişimi görmek mümkün. Eski yazılışlar da yeni eğilime uyduruldu.  Örneğin eskiden kulüp, kolej, koleksiyon, grup, taksi… yazanlar şimdilerde club, college, colection, groupe, taxi… yazmaya başladılar. Hatta Türkçede yüzyıllardır kullanılan sözcükler bile yabancı sözcüklermiş gibi yazıldı: pacha, chekich, sukshe gibi.

Son günlerin “korona mı corona mı”sı da akla bunları getiriyor. Okunduğu gibi “korona” mı yazalım yoksa “corona” mı? ( Korona virüsü, insanları etkileyen bir virüs ailesini tanımlamak için kullanılan genel bir terimmiş. Bu virüs ailesi MERS virüsü ya da SARS virüsünden daha ağır hastalıklara yol açabiliyormuş. Şu an gündemde olan hastalığın adı ise COVID-19 imiş.)

Sevgili Coşkun Yaman sürekli soruyor: “Abi korona mı, corona mı yazacağız?” Bunun yanıtını TDK bilir, Sağlık Bakanlığı bilir, bilim adamları ve dilciler bilir. Biz yalnızca kendi düşüncemizi yazabiliriz.

Yabancı kökenli bir sözcük eğer sıfatsa, bundan bir sıfat tamlaması yaparız:

enteresan olay, natüralist yazar, lüks giyim, modern sanat, komik olay, sansasyonel haber, minik kuş…

Yabancı kökenli sözcük ad ise (Ben “corona”nın da ad olduğunu düşünüyorum, bazıları sıfat diyor.) o zaman da bir ad tamlaması biçiminde yazılması gerekir:

jübile töreni, boks maçı, elektrik düğmesi, kriz yönetimi, dosya kapağı, avukat ücreti, pil kutusu, etüt saati, SARS virüsü, korona virüsü,  grip mikrobu, Koch basili, morg raporu, trafik polisi…

Benden bu kadar.

Katkıları ve eleştirileri bekleriz.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.