İYİ Kİ DOĞDUN SABAHATTİN ALİ VE İYİ Kİ BU TOPRAKLARDAN GEÇTİN « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

5 Nisan 2021 - 15:03

İYİ Kİ DOĞDUN SABAHATTİN ALİ VE İYİ Kİ BU TOPRAKLARDAN GEÇTİN

İYİ Kİ DOĞDUN SABAHATTİN ALİ VE İYİ Kİ BU TOPRAKLARDAN GEÇTİN
Son Güncelleme :

25 Şubat 2021 - 12:44

Bugün Türk edebiyatının unutulmaz yazarlarından Sabahattin Ali’nin doğum günü. Sabahattin Ali’yi, doğum gününde kendi sözleriyle anıyoruz.

“Bütün kavgamızda kendimiz için hiçbir şey istemedik. Yalnız ve yalnız bu yurdun bütün yükünü omuzlarında taşıyan milyonlarca insanın derdine derman olacak yolları araştırmak istedik. Bu ne affedilmez suçmuş meğer! Neredeyse yoldan geçerken mide uşakları arkamızdan bağıracaklar: ‘Görüyor musun şu haini! İlle de namuslu kalmak istiyor ve ahengimizi bozuyor’  (Sabahattin Ali 25 Şubat- 2 Nisan 1948)

Edebiyatımızın usta ismi Sabahattin Ali’yi, 114. doğum gününde unutmuyoruz. Sevgili okurlarım, O’nun anısına, bu yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Sabahattin Ali günümüzde genellikle Kuyucaklı Yusuf ve Kürk Mantolu Madonna adlı kitaplarıyla tanılır. Adına yapılan etkinliklerde edebi yönüyle ele alınır. Yaşadığı dönem ve bu dönemin siyasal ve kültürel anlayışına değinilmez. Oysaki Sabahattin Ali, bütün eserlerini toplumcu bir anlayışla yazdı. Yaşamı, kültür ve sanat anlayışı toplumsal siyasal tarihimizle iç içedir. Bu yönlere vurgu yapılmaması büyük bir eksikliktir.

Sabahattin Ali 1931 yılında Aydın’da, 1932 yılında Konya’da ve 1948 yılında İstanbul’da olmak üzere üç kez tutuklandı. Aydın, Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı. Buralarda tanık olduğu olayları ve duyduklarını öykülerinde sıkça kullandı. Herhangi bir siyasal örgütlülük içinde değildi. ‘’Resimli Ay’’ adlı dergide yer alarak derginin siyasal anlayışında olan kişi ve çevrelerden etkilendiğini söyleyebiliriz. Bu etkileşimi eserlerinde görebiliriz. Yazdığı dergi ve gazeteler kapatıldı. Başka bir seçenek kalmayınca yurt dışına çıkmayı denedi. Başaramadı çünkü yoluna tuzaklar kurulmuştu. Bedeni katledildi ama toplumcu düşünceleriyle, eserleriyle ülke sınırlarını aşarak dünyanın birçok dilinde ve halkların içinde yaşıyor.

Sabahattin Ali, yazarlığa şiirle başladı, hikâyeci olarak devam etti. Kendisi daha çok bu yönüyle tanınır. Bir şiir kitabının yanında üç roman ve beş de hikâye kitabı çıkardı. 1935 yılında Değirmen (16 hikâye), 1936 yılında Kağnı (13 hikâye) , 1937 yılında Ses (5 hikâye) , 1943 yılında Yeni Dünya (13 hikâye) , 1943 yılında Sırça Köşk ( 17 hikâye). Toplam 64 hikâye yazdı. Yazdığı bu hikâyelerin çoğu önce dergiler de yayımlandı. Ömrünün bir bölümünü Edremit Körfezi‘nde geçiren Sabahattin Ali; Değirmen, Hasanboğuldu, Kuyucaklı Yusuf gibi yaşanmışlıkları hikâyelerine konu edinmiştir.  Halk arasında dilden dile dolaşan söylenceler, yazarın kalemiyle ölümsüzlüğe kavuşmuştur. Kazdağı denilince akıllara gelen isimdir Sabahattin Ali.

Edremit’te,  geçmiş yıllarda bölge halkının buğdaylarını öğütmek için getirdiği değirmen, Sabahattin Ali’nin edebi mekânsal simgesidir. Yazarın muhteşem öykü kitaplarından birisidir. Okuyucuya yazarın kendine özgü özgür sesiyle dile getirdiği birbirinden güzel öyküler sunar. Kitaba ismini veren “Değirmen” adlı öyküde ise bir çingenenin aşkını, aşkı için yapabileceklerini anlatır.

“İşte adaşım, sana seven bir Çingene’nin hikâyesi. Çiçeklerin açtığı bir mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturtmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir… (…) Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.”

Yazarın, Kuyucaklı Yusuf romanında da değirmen şu ifadeler ile yer almıştır: “Evin ön tarafındaki meydanda bulgur değirmeni vardı, büyük bir taş çanağın üzerinde, daha küçük tahta kollar vasıtasıyla döndürülen, yine taş bir yuvarlaktan ibaret olan bu değirmeni, tahta kollar vasıtasıyla kadınlar güle oynaşa çevirirlerdi.”

Ne yazık ki, günümüzde ise değirmenin hali içler acısı. Uzun yıllar önce atlattığı yangın sonrası yanık değirmen olarak anılan bu yapı ilgi bekliyor. Umarım yıllardır yapılmayan artık yapılır. Ve Sabahattin Ali’nin evinin önündeki meydanla birlikte “Değirmen”  hikâyesinin konusu olan, evinin hemen yanındaki  değirmen kamulaştırıp, restore edilir.

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.