“İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ, SUSMAYACAĞIZ” « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

5 Nisan 2021 - 09:58

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ, SUSMAYACAĞIZ”

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ, SUSMAYACAĞIZ”
Son Güncelleme :

20 Mart 2021 - 19:04

Balıkesir Kadın Platformu, Cumhurbaşkanlığı kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesini Alihikmetpaşa Meydanı’nda basın açıklaması ile kınadı. Dönem Sözcüsü İnci Aydoğan Aydı, sözleşmenin feshedilmesinin  milyonlarca kadının hayatının ve milyonların ortak iradesinin hiçe sayılması olduğunu belirtirken, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğiz. Susmayacağız! Tacize, tecavüze, şiddete ve eşitsizliğe karşı mücadele etmeye, alanlarda olmaya devam edeceğiz.” dedi.

Türkiye’nin dört bir yanında kadınlar meydanlara çıkıp, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine tepki gösterirken, Balıkesir Kadın Platformu da Alihikmetpaşa Meydanı’nda gerçekleştirdiği basın açıklaması ile kararı protesto etti. “İstanbul Sözleşmesinden elinizi çekin” yazılı pankart açan kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Yaşasın kadın dayanışması” , “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz” diye slogan attı.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Emek ve Gül Kadın Topluluğu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Emek Partisi, İYİ Parti, Demokrat Parti, İş Kadınları Dayanışma ve Araştırma Derneği (İDA-DER), Hacı Bektaş Veli Derneği, Yeni Kuşak Köy Enstitüsü Derneği, Eğitim-Sen, Büro Emekçileri Sendikası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Balıkesir Barosu, Türk PDR Derneği, Sil Baştan Derneği, Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER)’in oluşturduğu Balıkesir Kadın Platformu’nun  Dönem Sözcüsü İnci Aydoğan Aydı’nın açıklaması şöyle:

“Kadınları her türlü şiddete karşı korumak için devlete yükümlülükler veren ve Türkiye’nin ilk imzacı olmakla övündüğü, İstanbul Sözleşmesi 20 Mart 2021’de gece yarısı Resmi Gazete’de yayımlanan bir cumhurbaşkanı  kararı ile feshedildi. İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmek, milyonlarca kadının hayatının ve milyonların ortak iradesinin siyasi iktidarın bekasına kurban edilebileceğinin ilanı oldu!

Uzunca bir süredir iktidarın yol vermesiyle cemaatlerin, tarikatların saldırısı altında olan sözleşme, 2020’nin Temmuz ayı itibariyle AKP sözcülerinin de diline dolanmıştı. Sözleşmeyi hedefe koyan açıklamalarla nabız yoklamış, kadın hareketi ise sokak eylemleri, kamuoyu bilgilendirmeleri, kampanyalar ile güçlü bir yanıt vermişti. Kadına yönelik şiddetin tavan yaptığı ülkede, hiçbir gündemin üstünü örtemediği kadın cinayetleri her geçen gün artarken, iktidarın kadın katliamını seyretmekle kalmayan, alenen meşrulaştıran söylem ve tutumları toplumun tepkisinin de yükselmesine neden olmuş, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için devlete önemli yükümlülükler veren İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine yönelik adımlar, halkın geniş kesimlerinin tepkisine takılmıştı.

Türkiye’nin sözleşmeden çıkması tartışması Ağustos ayında rafa kaldırılmış gibi yapılmış, ancak o tarihten bu yana her fırsatta saldırılar devam etmişti. Türkiye toplumunun yüzde 64’ünün iptaline alenen karşı çıktığı araştırmalara da yansıyan sözleşmeyi feshetmek, milyonlarca kadının hayatının ve milyonların ortak iradesinin hiçe sayılması iktidarın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planının neye tekabül ettiğini göstermiş oldu.

“PEKİ İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDEN ÖNEMLİYDİ?”

“Çünkü sözleşme devlete kadına yönelik şiddetin her türüne ve her yönüne ilişkin somut görevler veriyor, şiddetin esasını kadınlarla erkekler arasındaki eşitsiz güç ilişkilerine dayandırıyor ve şiddeti önlemenin eşitliği her alanda sağlamakla mümkün olabileceğini söylüyor. Cinsel kimlik ve cinsel yönelim ayrımcılığına karşı açık ifadeler barındırıyor, tüm kadınların en temel yaşamsal haklarını korumak için devleti sorumlu tutuyor. Tüm yasa ve uygulamaları bu anlayışla yapmak, yapmayandan hesap sorulmasını sağlamak gerektiğini ifade ediyor. Bu türden bir yaklaşım; kadınlarla erkekleri ‘fıtratları gereği’  eşit olamayacakları bir tabiyet ilişkisine mahkum edip, kadınları erkeklerin emrine, kadınlarla erkeklerin eşitsiz ilişkileri üzerine kurulan ‘aile’  kurumunu da sistemin emrine vermek isteyen bir zihniyet bakımından oldukça tehlikeli. İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik saldırıların esası, kadınların eşitlik hakkına, eşit varoluşuna yönelik saldırılardı. Sözleşmenin feshi kadınların eşitlik haklarına yönelik aleni bir saldırı anlamını taşıyor. Hem de İnsan Hakları Eylem Planı’nın açıklanmasının üstünden 18 gün geçmişken.

“Uzunca bir süredir ‘hak’ kavramını ortadan kaldırmaya çalışan, kendi meşrebine ve anlayışına uygun görmediği tüm ‘hak’ taleplerini bir tür meydan okuma olarak gören iktidar, 18 yıldır kadınların yaşamın her alanındaki temel haklarını kimi zaman yasal düzenlemeler kimi zaman keyfiyet marifetiyle iyiden iyiye geriye çekerken, bugün kadınlar için neredeyse ‘ölmek istemiyoruz’  noktasına kadar geriye çektirilen yaşam hakkı talebini de tümden yok saydığını ortaya koymuş oldu. Çalışma yaşamından evlilik ilişkilerine her alanda kadınları ‘eksik’  görmenin olağanlaştırıldığı, gündelik hayattaki ayrımcılık ve eşitsizliğin büyüdüğü, şiddete uğrayan kadının neredeyse failden daha çok cezalandırıldığı, yoksulluğun arttığı, iktidarın seçiminin ‘zenginlerden ve patronlardan yana olduğunun’ iyice ayyuka çıktığını gösteren bu yönetim, bu kararla şu an kağıt üstünde yazılı olan tüm hakların da bir çırpıda ortadan kaldırılabileceğini de böylelikle ifade etmiş oldu.

“CUMHURBAŞKANLIĞI KARARI İLE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERDEN ÇIKILAMAZ”

“Bunu, Cumhurbaşkanlığı kararı ile uluslararası sözleşmelerden çıkılamayacağı, sözleşmeye nasıl taraf olunduysa öyle, yani mecliste oy birliği ile kabul edilmiş olan sözleşmeyi ancak meclis kararıyla feshedebileceği gerçeğine rağmen yaptı. Meclis iradesini de bir kere daha yok sayarak; anayasa ve yasalarda açıkça çiğnenerek yaptı.”

“HAK VERİLMEZ ALINIR”

“Bugün ülkenin dört bir yanında kadınlar sokakta. Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi Uygulansın talebimizden bir adım bile geri adım atmıyoruz. Biz kadınlar, hakların verilmeyeceğini ancak mücadele ile alınabileceğini tarihsel deneyimlerden biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden vaz geçmeyeceğiz. Susmayacağız! Tacize, tecavüze, şiddete ve eşitsizliğe karşı mücadele etmeye, alanlarda olmaya devam edeceğiz.” Memet KOŞAR (balikesir24saat.com) 

 

 

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.