HAYAL Mİ? GERÇEK Mİ? DÜŞÜNCENİN ÖTESİ Mİ KONUŞMAK? « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

13 Eylül 2021 - 03:20

HAYAL Mİ? GERÇEK Mİ? DÜŞÜNCENİN ÖTESİ Mİ KONUŞMAK?

HAYAL Mİ? GERÇEK Mİ? DÜŞÜNCENİN ÖTESİ Mİ  KONUŞMAK?
Son Güncelleme :

24 Ekim 2019 - 1:13

Akil adamların özelliği düşünmeyle, konuşmayı; düşünceyle, davranışı birbirinden ayrı ayrı değerlendirme yetilerinin güçlü olmasıdır.

Yorumcu Öztin Akgüç diyor ki;

“Sürekli her konuda konuşuyoruz. Ancak sözler, çoğu kez; akıl, mantık süzgecinden dahi geçmiyor.

Bilgi vermiyor. İri, iri laflar; gösteriş, hava atma, kendini beğenme… Sözler iyi de alınan sonuçta, yapılan işi pek araştırmıyoruz, irdeleyip, sorgulamıyoruz, akıl süzgecinden geçirmiyoruz.

Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.” sözünü unutuyoruz.

Konuşma düşkünlüğü, ekranlarımıza renk katıyor. Herkes her konuda sanki uzman. DIRDIR. Ortalık ekran bülbülleriyle dolu. DURDUR.

Siyasetçisinden sporcusuna, sağlıktan, tarıma, eğitimden- öğretime  bir geyik muhabbeti tutturmuşlar, SORMAYIN  GİTSİN.

Kimse, kimseyi dinlemiyor. Herkes FOS FOS, BOŞ BOŞ konuşuyorlar.

Fransız düşünürü Montesquieu’nun tanısı;

“İnsan ne kadar az düşünürse, O KADAR ÇOK KONUŞUR.”

Halk deyişimiz var: “Çenesi çalışanın, eli iş işlemez.”

Kendimize bir bakalım. Ağzı iri, iri laf yapanlardan medet umuyoruz.

Ülke sorunlarının çözümünde onlara ön veriyoruz.

Eli işleyen adam, fazla konuşamıyor, konuşmaya vakit bulamıyor.

Yapacak işi olmayanların, kendilerini göstermek isteyenlerin, incir çekirdeğini doldurmayacak bilgileriyle, ahkam kestikleri görülüyor.

Osmanlı Devleti’nin kuruluş felsefesinin sahibi, OSMAN GAZİ’nin kayınpederi’nin ŞEYH EDEPABALİ’nin  damadına öğüdü:

“ÇOK KONUŞMA. BOŞ KONUŞMA. KEM KONUŞMA”dır.

YAZMAK MI?

“GÜZEL YAZI, GÜZEL OLMASI YÖNÜYLE İNSANI,

SANAT OLMASI YÖNÜYLE DUYGULARI ETKİLER.” ( Yazı defterimden)

DUYGULARI ETKİLEYEN YAZI, DÜŞÜNCENİN KİMYASINDA YER ALIR. SÖZLERE, KELİMELERE, CÜMLELERE DÖNÜŞÜP KAĞITTA, EKRANA DİZİLİR. Yaşama bir anlam katar.

Şiirler, anılar, öyküler, romanlar, anekdotlar, araştırmalar, bilimsel yaklaşımlar, masallar, destanlar ve insana özel tüm yaşananlar, kutsallıklar yazıyla geleceğe aktarır.

İnsanımızın, insanlığımızın yarattığı tüm güzellikleri görmeden, yazmadan geçmek, kör, sağır dilsiz, düşüncesiz yaşamaktır.

Günümüz insanının yazı okumaya, yazmaya zamanı yok.

Ne oldu o asker mektupları, aşk mektupları? Hani o şarkı dizeleri, yakılan ağıtlar, yiğitlemeler, koçaklamalar? Hep hazırdan, hep hazırdan tüketiyoruz.

Laf başı geldi mi? Boş, kem, tahrikçi, aşağılayıcı, bilgi ve görgüden uzak sokak ağzı konuşmalarıyla dedikodu yapmanın erbabı bir nesil yetiştirmeyle övünmeliyiz.

Yazmak zor, çene çalmak kolay. Okumak zor. Ekranlarda uyuşturucu etkili; Brezilya, Amerika dizilerine taş çıkartan, insanı manyaklaştıran dizileri izlemek, ertesi günü; sokakta, kahvede , pazarda, işyerinde onları dillendirmek büyük entellik, dantellik.

HAYAL Mİ? GERÇEK Mİ?

“Çenesi işleyenin eli iş tutmaz.”

“Hayalle peynir gemisi yürümez.”

“Konuşmakla yelkene hava dolmaz.”

“Çek kayıkçı kürekleri aheste aheste,”

“Gidelim serv-ü revanım Sadabat’a, gülelim eğlenelim kam(neşe) alalım dünyadan.”Lale Devri 18. Yüzyıl.

Şimdi nereye gider bu kayıklar *İ D U R A K İ *?

“Fırat kenarında yüzer kayıklar.”

“Anam uyur, bacım sayıklar.”

“Sokağa çıkıp ağlasam herkes ayıplar.”

SAVAŞ GERÇEK, BARIŞ HAYAL Mİ?

AKİL ADAMLARA BİR SORALIM MI?

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.