GÜLE GÜLE « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

5 Nisan 2021 - 14:19

GÜLE GÜLE

GÜLE GÜLE
Son Güncelleme :

27 Şubat 2021 - 16:34

Geçenlerde Nükhet Duru ile ilgili bir yapım gördüm. Müzik beni aldı, gittim yıllar öncenin Ankara’sına… Yaşanmışlıklar birer birer sıralandı.

Ne kaldı, ne kaldı…

Gençler vardı. Yorumlarında çoook eski zamanları anlatır gibiydiler.

Annelerimiz babalarımız dinlerdi, onlardan duymuştuk diye başlıyordu çoğu.

Birden irkildim. Kendimi onlar gibi hissediyordum o an. Genç üniversiteli…

Oysa anlattıkları anne babalardan biriydim.

Geçmişi konuşuyorlardı… Bizim geçemediğimizi…

Anılar ne kadar canlıydı dün gibi…

Yıllar geçti ..diyordu şarkılar…

***

Akçay’da çocukluk arkadaşım ailesiyle yaşamak için Almanya’ya gidecekti. İlkokulu bitirinceye kadar ninesinin yanındaydı. Boynumda bir melek kolye vardı, çıkarıp verdim seni korusun diye.

Bir sonraki yaz da görüştük sanırım en son. Yıllar geçti. Akçay yaşamım bitti. Evlilik, çoluk çocuk, yeni yaşamlar… Bir gün Akçay’a eski evimin yakınlarına gittim. Komşularımızla görüşüp hasret gideriyorduk. Birden Hacı ninenin bahçesinde bir adam gördüm. Kiraya vermişler herhalde evi diye düşünüp bakarken adamla göz göze geldik. Kırlaşmış saçlı, hafif göbekli…

Konuşmuş olmak için sordum

-Kiracı mısınız?

-Ninemin evi, bu yaz burdayız…

İlk kez karşımdaki yaşlı insanın yüzü çarptı aklıma…

O benim çocukluk arkadaşım. Yaşıtım.. O yaşlanmışsa ben genç mi kaldım?!!

-Sen Nilüfer’miydin?

-Yok o kardeşimdi.

-Meralll…

-Evet, o bendim..

Ve birbirimizi tanımamıştık ilk anlarda. Sanırım hep çocuk halimizi yaşamıştık aklımızda.

Sanki yıllar geçmemiş, hep orada gibi kaldığımız yerden devam edecekti yaşam..

Baktıkça gözler tanıdı birbirini. Kopuk bir kaç anı… Büyük ihtimal o da benim değişimimde kendini gördü.

-Biliyor musun hiç değişmemişsin.

Yalan. Kocaman bir yalan…

-Evet yaa sende değişmemişsin aslında. İlk an tanımadım ama sonra baktım yüzün aynı yüz, gözlerin aynı göz…

Gülüştük. İkimiz de birbirimizi inandırdık değişmediğimize… Yersen…

Yıllar geçti… diyordu kırlaşmış saçlar….

***

Minibüs şoförü parayı uzatırken

-Teyze diye seslendi.

Kocaman kelli felli adamdı. Çok bozuldum. İlk kez büyük bir adam bana teyze dedi.

O kadar yaşlı değilim ben. Akşam eşime anlatıyordum.

-Yüzüne baktın mı hiç dedi.

-Neden?

-Sanırım o bizim oğlan yaşlarında falandır.

Birden ayıldım. Benim oğlumda iri vücut yapısı, sakalları ve sert bakışlarıyla başkaları için kocaman bir adamdı. Ve evet o şoför belki benim oğlumdan bile küçüktü.

Ona göre ben annesi yaşlarında yaşlı bir kadındım.

Yıllar geçti… diyordu çocuklarımın arkadaşları…

***

Orta üçüncü sınıfta bir anı canlandı aklımda;

Okulumuza bir çok genç öğretmen gelmişti. Hepsi neşe dolu enerjik öğretmenler.

Ev Ekonomisi dersine gelen öğretmen ise en gençleriydi. Hepimiz yaşını çok merak ettik.

Dayanamadık sorduk;

-25 yaşındayım dedi.

-Neee! Amma yaşlıymış… Biz daha genç zannediyorduk…

Çocuk kafası için ne büyük yaş 25…

Akrabalarımdan çok sevgili doktor amcamızı kaybettik. Aniden. Cenazesinde kadınlar ağlayarak

-Çok da gençti henüz 55 yaşındaydı… Dediler.

Birden şaşırdım;

-O yaşlıymış.

O yaşlı değilmiş, ben çok çocukmuşum…

Yıllar geçince anladım taşın sert olduğunu…

Yıllar geçti… diyordu elimden kayıp giden yaşlar…

Yıllar geçti… diyordu öğrencim olan öğretmenler…

***

Yıllar geçti ve yaşadığım sürede geçmeye devam edecek.

Her gününe teşekkür ediyorum.

Hiç kolay olmayan, ağlatan, sinirlendiren, korkutan, kolay değil hatta çok zor olan günlerime,

Beni delirten, ayağıma çelme takan, önüme engeller koyan arkadaşlarıma,

Uzaktaki yakın dostlarıma, yakınımdan uzaklara giden canlarıma…

Herkes bir gün gidiyor, her şey bir gün bitiyor.

Tüm bunlardan geriye ben kaldım. BEN oldum.

Yıllar geçti… diyor kafamdaki milyonlarca düşünce…

***

Kimler geldi kimler geçti hayatımdan…

Balıkesir’e ilk geri döndüğüm yıllarda mezarlıkta sadece üç beş kişi vardı ziyaret ettiğim.

Şimdi iki mezarlık var ve ikisinde de o kadar çoğaldı ki özlediklerim.

Yıllar geçti… diyor mezar taşları…

***

Kaybediyorum birer birer sevdiklerimi.

Evlerimizi, köylerimizi, yaşanmışlıklarımızı…

Birlikte yürüdüğümüz yol arkadaşları,

Ekmeğimizi, emeğimizi paylaştığımız can arkadaşları,

Günlerimizi, sırlarımızı paylaştığımız can dostlarımızı…

Kimi dağ ardında, kimi dağ altında…

***

Özlüyorum. İçimde boşluklar acıyor.

Yaşam bu diyorum.

Büyüklerimiz derdi ki;

-Acıyı tatlıya karıştırıp yiyeceksin…

Yemeyip ne yapacaksın ki…

Var mı başka seçenek..

Onlar sana verilmiş acılar ve tatlılar.

Hepsini yemen gerek, istemiyorum diyemiyorsun.

Sadece tabağı sen hazırlayacaksın.

Elindekileri kullanma becerine kalmış yeme biçimin.

Yıllar geçiyor… diyor tecrübelerin

***

Öğrenmeye devam ediyorum yeni tatları.

Aynı malzemelerle farklı tatlar nasıl yapılır diye bakıyorum.

Alışkanlıklarım yanında yenilikleri deniyorum.

Bal yiyen baldan bıkar derler, kabak yiyen kabaktan bıkar mı?

Hep aynı tat olursa bıkar elbet.

Ya farklı tatlandırsanız?

Tatlı, tuzlu, etli, yağlı,bazen yemeğini bazen böreğini yapsanız?

Elinizde sadece kabak bile olsa ne çok seçenek oluyor bakın.

Hadi bir de çorba deneyin hiç yapmadıysanız;

***

Soğanla, havucu kavurursun. İçine patates ve kabakları atar pişirirsin. Et veya tavuk suyun varsa koyarsın mis gibi. İster delikliden geçir, ister bızzt diye blenderde ezip püre yap. İçine süt koysan güzel  olur, krema eklesen de olmam demez. Tuz, biber biraz da zerdeçeal eklersen rengine bakmaya doyamazsın.

Ne yani hep aynı kabak tadını mı istiyordunuz?

***

Güle Güle aynı tatlara…

Biraz çaba, biraz araştırma

Azıcık da yeniliklere açık olup deneme…

Yaşam bu işte..

***

Güle Güle gidin geçen yıllarım.

Güle güle yaşayın yeni yuvanızda sevgili dostlarım,

Güle güle gelsin tüm yaşayacaklarım…

Gülelim hep birlikte sağlıkla yine buluşalım güle güle…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.