FELEĞİN ÇEMBERİNDEN GEÇEN 2002’LİLER… « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

9 Haziran 2021 - 15:39

FELEĞİN ÇEMBERİNDEN GEÇEN 2002’LİLER…

FELEĞİN ÇEMBERİNDEN GEÇEN 2002’LİLER…
Son Güncelleme :

13 Mayıs 2020 - 15:22

Felek, gök, gökyüzü, dünya, alem, evren demek.

Felekten bir gece çalmak..Çok keyifli bir gece geçirmek…

Feleğin çemberinden geçmek; dünyanın her türlü halini görmüş, cefasını çekmiş, sefasını görmüş olma hali için kullanılırken,

Feleğin sillesini yemek, büyük bir yıkıma uğramak anlamına geliyor.

*

İki çocuğum var. Biri 2010 doğumlu, 10 yaşında, bu satırların yazıldığı dakikalarda haftalar sonra ilk kez sokağa çıktı, uzaktan eğitim ile günlerini geçiriyor, sokak nedir unutmuşken neyse ki sokağı hatırladı.

Diğeri 2002 doğumlu, o da uzaktan eğitimde. Haftalardır evde, onun “çarşı izni” iki gün sonraya…

Ama 2002 dedik mi durmak gerek…

2002 Windows sürümü derdim O’na..

Ama artık “feleğin çemberinden geçenler” kategorisine mi soksam, yoksa “feleğin sillesini yiyenler”den mi olup çıktılar ne diyeceğimi bilemedim.

Çünkü bu yıl üniversite  sınavına girecekler.

Elbette, bu yıl sınava girecek tüm gençlerimizin haklarında hayırlısı ne ise o olsun diyeceğiz, umut aşılayacağız, hayallerine göre bir gelecekleri olsun diyeceğiz ama…

Başlarına gelmeyen kalmadı 2002 doğumluların bu yıl.

Feleğin sillesini öncelikle psikolojik açıdan yedikleri kuşkusuz.

Neden?..

Önce yaş’sal durumlarına bakalım; hepsi ergen.

2000 ve sonrası doğumluların ergenlik özelliklerinin başında istisnasız ve ortak nokta olarak “atar” vaziyetleri göze çarpıyor.. Anlık hiddetler, itirazlar, her daim var olan “haklılık iddiaları..”

Ki bu ergen halleri, başlarına gelmeyen ne varsa geldiği için arka planda kaldı iyi mi?

Yılın ilk dönemi deprem fırtınaları ile hepsinin morali depremlerle bozuldu…

Depremler azaldı veya önceliğini yitirdi, çünkü Covid-19  illeti ile tüm hayat felç olduğu gibi onların da en önemli eğitim yılları, en önemli hazırlık ayları inanılmaz derecede çöküşe girdi, hem okulların kapanması, hem eve kapalılık halleriyle…

Hayatlarının en önemli sınavına girecekler, elbette sınav şansları olmalı, elbette o gün yaşanabilecek bir hastalık ile günleri zehir olabilir ama kim derdi ki geçen yıl; “seneye sınava maske ile gireceksiniz” diye…

Maskeyle sınava girecekler, maskeyle geleceklerini belirleyecekler.

Kaç kez maskeli sınav oldu ve yaşadı ki toplum?

Sıcakta, zaten maskenin sıkıcılığı varken bunların hepsine “genç” desek de çoğu yönden “çocuk” vaziyetindeler.. Sınavdaki maskeli hallerini düşünün….  Sınav stresini düşünün… “Ya yapamazsam korkusunu” ekleyin…

Tüm bu ahval içinde… Bir de belirlenen tarihin önce Temmuz sonuna ötelenmesi, Covid-19’un yarattığı çöküntü ve ders çalışma veriminin düşmesinin, Temmuz sonuna ertelendiği açıklanan sınav ile en azından çalışma sürecinin telafi edilebileceği sevinci.

Ama sonra bir anda yine sınavın Haziran sonuna alınması. Yine psikolojik bir darbe. Bu darbeyi azaltmak için barajın düşürülmesi, sınav süresinin uzatılması, müfredatın daraltılması gibi verilen elma şekerleri…

Tüm bu son ayların kabusunu bir kenara koyalım…

Asıl evveliyata, çok daha öncesine, 2002 sürümünün geçmişine bakalım…

Dört yıla çıkan liseler…

LGS,OKS, SBS, TEOG ve yine LGS…

Habire değişen müfredat…

Bizim zamanımızda mis gibi iki basamaklı ÖSS ve ÖYS vardı, zırt pırt değişe değişe  YGS geldi, LYS geldi, sonra onlar gitti, YKS geldi, YKS içinde TYT ve AYT geldi. TYT bildiğin ÖSS, AYT bildiğin ÖYS aslında da boza boza, değiştire değiştire, ekleye çıkara, ine çıka bir kuşağın başına gelen sınav sürecinin bir kısmı buraya yazdıklarımız…

Dershaneler kapandı, özel dersler, etütler patladı, o kapatıldı şu açıldı, bu kapatıldı, o açıldı..

Anadolu Liseleri’nin büyüsü bozuldu. Fen Liseleri’nin ahı gitti vahı kaldı…

4 artı 4 artı 4 geldi…

Okulların ve eğitimin kalitesi, eğitimde nitelik, öğretmenlik mesleğinin kutsallığı bozuldu…

Bunların hepsi ve daha nicesi 2002 doğumluların lise son sınıfa geldikleri bu yıla kadar yaşandı…
Yazdıklarımızın muhakkak eksiği var, fazlası yok, dahasını ve fazlasını 2002 doğumlu bir gence sorabilirsiniz…

Velhasıl…

Hayat, bundan sonra ne sunacak kendilerine bilmiyoruz ama eğitim öğretim açısından ve psikolojik moral motivasyon babında başlarına gelmeyen kalmadı.

Feleğin öğretim tarafının çemberinden defalarca geçtiler.

Eğitim feleğinin sillesini de bir güzel yediler.

Ne diyelim?..

“Her şey güzel olacak” umuduyla feleğe pozitif ışınlar yollayalım, hayata olumlu bakalım; güzel düşünelim, güzel şeyler olsun..

Bu son cümleyi tüm lise sonlara atfediyoruz…

Dinleseniz neler diyecekler neler!..

Felekten bir gece çalabilirlerse sınav sonrası, ne mutlu.

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.