DÜN AYVALIK’TA… VE ÖLÜM… « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

16 Ocak 2021 - 02:48

DÜN AYVALIK’TA… VE ÖLÜM…

Son Güncelleme :

21 Temmuz 2019 - 12:01

DÜN AYVALIK’TA… VE ÖLÜM…

Ayvalık’ta hava muhteşem dostlarım…
Dün değerli dostum Hüseyin ağbinin daveti üzerine Altınova da mekanındaydım… Dostlarımız ile güzel bir gün geçirdik…
Bir ara belediye başkanımız Mesut başkanımız geldi. Halkımız ile dertleşti. Solmuş yüzleri güldürdü…
Bundan sonra Ayvalık semt pazarlarında Ayvalık Coğrafi İşaret taşımayan zeytinyağı ve zeytin ürünlerinin satılmaması noktasında zabıta personeline talimatını verdi…
Altınova beldemizin sevilen eski belediye başkanımız Mehmet Ali Akçal (bey) ağbimiz geldi. Trabzon Beşikdüzü eski belediye başkanımız da sohbetimizin değerli konuğuydu…
Hüseyin bey dostum zeytin konusunda tam anlamıyla bir bilge insan… Ülkenin zeytin haritasını çıkarmış, üstüne Köy TV’de yüzü aşkın program yapmış, sahadan yetişmiş yetkin bir isim…
Dün bir şey daha öğrendim…
Zeytinliklerde eski insanlar niye asma dikerlerdi biliyor musun Vecdi bey dediğinde bilmiyorum ağbi dedim…
Vecdi bey asma koruk yapar. O koruğun, o asmanın orada ki görevi hastalık yapacak olan haşere ile zeytine gelebilecek hastalığı uyarı görevi yapıp bak ben hastalandım zeytin üreticisi emekçi hemen önlemini al.. Yani bir nevi paratoner görevi görüyor. Ya da düşmana ilk o teslim olurken geriye de uyarısını yapıyor…
Değerli dostlarım, dostumun güzel kızı ki işletmenin asıl sahibi de odur, baba kızına işini devretmiştir, kendi eliyle yaptığı koruk suyunu büyük bir keyifle içtik..
Şimdi koruk deyip geçmeyelim, Ayvalık ekonomisine yıllık en az 1,5 milyonluk bir katkı sağlıyor..
Belediyemiz seneye gençlerimizin bir kaç kaçına önden bir kurs verip az bir kaynak ile onlara satış izni verirse simitçi tezgahları gibi güzel ve sevimli Ayvalıkımız da bir kaç insanımıza koruk suyu üzerinden iş sahası açılmış olur…
Dün gece Altınova sahilinde çok keyifli birkaç saat geçirdik…
Uzungöl kenarına açılan Gölbaşı’nda komşumuz Midilli’ye karşı rakı içtik. Günü birlikte batırdık.
Gece Altınova’nın cıvıl cıvıl olan gece pazarındaydık. Saat 01.00 de her yer capcanlıydı…
Ayvalık merkezini de böyle yapmamız gerekiyor. Sefa caddemiz neşelenmeye başladı. Daha aktif olmalı…
Palabahçe alanından Pazarcılar odası mutlaka taşınmalı…
Oraya belediyemizin ve çevre halkının ve kadınlarımızın eli artık değmeli…
Ayvalık günü 24 saat yaşamalı…
O zaman çocuklarımız ekmek parası diye canlarını tehlikeye atmaz…
“Arkaş: Arkaş ne zaman olgun bir insan haline gelecek?
Ölüm: Borç alıp vermediği gün.
Arkaş: Anlayamadım.
Ölüm: Yaşamak için öldürmediği gün.
Arkaş: Yine anlamadım.
Ölüm: Ölmeyecek şekilde yaşadığı gün.
Arkaş: Anlamadım, dedim.
Ölüm: Sessizlik.
Arkaş: Keşke ölüm ölse de biz de olgunlaşmamış kalsak ya da ölümsüz olgunlaşabilsek!
Ölüm: Senin, diğer insanlardan farklı olduğunu sanıyordum. Meğer sen de diğer insanoğulları gibiymişsin. Pişman olacağın şeyleri istiyorsun.” (Kendini arayan adam-Mihail Nuayme-sayfa 63)
Aynı kitaptan…Sayfa 126
“Bugün kendime sordum:
-Ey nefsim, ne istiyorsun?
-Bilmek istiyorum her şeyi.
-Niye her şeyi öğrenmek istiyorsun?
-Her şeyden azade olmak istiyorum.
-Bilgisiz, özgürlük olmaz mı?
-Tam aksine, kölelik olur.
-Özgürlüksüz hayat olmaz mı?
-Ölüm olur.”
Ayvalık’ta Afganlı insan çok… Ağır işlerde çalışıyorlar.
19 yaşında bir Afganlı bir genç ile konuşuyorum. Konuşma demeyelim de ben yanlarına gidiyorum. Ürkek hali sizi boğuyor. Garip bir hal…
Cep telefonundan bir görüntü gösteriyor…
İzliyorum.
İzlerken kusmaya başladım.
İnsanlığımdan utandım.
Ailesi göndermiş. Sakın buralara gelme diyorlarmış. Aileden birini Taliban yakalamış ve ailenin gözü önünde yer yatırıyor, ayakları bağlı… Biri gövdeye bastırıyor. Biri de elinde bıçak tavuk kesen insandan daha acımasız şekilde boğazından çentikler açıyor, kan fışkırıyor, biri o anları cep telefonuna kaydediyor. Çentikler boğaza atılırken ortaya çıkan o içgüdüsel vücut fonksiyonları o hırıltı, o bacak sekmeleri insanı öyle aşağılıyor ki… Muhammedin dinine inanan bunu nasıl yapabilir… Kesen İslama inandığını söyleyen kişi, kesilen yine İslama inanan kişi… Bir tane böyle kesilen ABD ya da İngiltere insanı var mı? Yok…
Emperyalizm öyle pislik ki…
Gözlerim dere oluyor…
O gözlerde ki korkuyu anlatacak kelime bulamıyorum…
İnsan nasıl böyle vahşileşebilir ki…
Ülkemi düşünüyorum…
10-15 yıl sonrasını düşünüyorum…
Bizim çocuklarımız da birbirine bunları yapar mi diye aklımdan bir anda çok kötü şeyler geçiyor…
Ürperiyorum…
Teknoloji ve Modernizm, bizi insanlığımızı öldürüyor…
Ve biz kendi dalgamızdayız…
“Bu yeryüzü bugün sadece benim mirasım. Bu mirasımı ne yapabilirim acaba?
Yeryüzünün altını ve gümüşü, elması ve yakutu, tahılı ve baklagilleri, meyvesi ve etleriyle ne yapabilirim? Sayısız elim, ağzım, burnum, midem, gözüm ve burnum olsaydı, herhalde çok azını ancak tüketebilirdim. Peki, ya kokusunu, sevgisini ve güzelliğini nasıl tüketebilirdim ki? Acaba dünyada yeryüzünün kokusunu, sevgisini ve güzelliğini bitirebilecek bir şey var mı?
Ey inkarcılar, kalkın mezarlarınızdan! Sizler, dünyayı inkar ettiniz, ama dünya sizi inkar etmedi. İşte, Arkaş, yeryüzünün insan neslinden tek varisi oldu. Sizin için mirasından vazgeçiyor. Onu alın, ancak bölüşmeyin. Çünkü o herkesindir, sadece bazılarının değil.
Onu bölüşmeye kalktığınız vakit, o sizi parçaladı. O sizin mirasınız olacağı yerde, siz onun mirası oldunuz. Sizin azığınız olacağına, siz onun azığı oldunuz.
Komşusu acıkmadıkça doymayanın açlığından daha kötü, kardeşi susamadıkça suya kanmayanın susuzluğundan daha eziyetli bir şey yoktur. Hayatını, hayatına dayanak yaptığı kimsenin ölümüyle yaşamaya çalışanın ölümünden daha acı bir şey yoktur. Hangi insan, bir başka insanın hayatı için dayanak değil ki! Siz ancak birbirinizle hayat bulursunuz. Öyleyse başkaları için nasıl yaşamazsınız ki! Hepiniz, hayatı yeryüzünün memesinden emiyorsunuz. Emmekte olduğunuz memeyi parçalamaktan nasıl utanmazsınız! Tek başınayım!”
Aynı kitaptan sayfa 123 Sevgi ve saygılarımla….



….


YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.