DEDİKODU VADİSİ « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

15 Ocak 2021 - 21:03

DEDİKODU VADİSİ

Son Güncelleme :

03 Ocak 2021 - 15:13

DEDİKODU VADİSİ

 

Altıncı vadi, Simurg hakkında birçok fısıltıların yayılmaya başladığı “Dedikodu Vadisi”. En arkadaki kuştan en öndekine doğru Simurg ile ilgili bir sürü dedikodu gelmiş en sonunda en öndekine Simurg’un toprak olduğu, gitmelerinin bir anlamı olmadığı söylenmiş. Bunu duyan birçok kuş doğru olup olmadığını hiç önemsemeden, yolundan vazgeçip geri dönmüş.

Ne dersiniz yaşamış mıyızdır? Böyle durumlar. Aslını bilmediğimiz halde inandığımız yalanlar, vazgeçtiğimiz gerçekler.

Dedikodu, dedikodular nasıl nitelendirirsek nitelendirelim hayatımızda var olan bir gerçeklik. Belki de bu vadide gerçek olan tek şey dedikodunun kendisi.

Sözlükler dedikoduyu; “başkalarını çekiştirmek, kınamak üzerine kurulmuş konuşma” olarak tanımlamaktadır..

Nişanyan Sözlüğüne göre, eski bir Arapça kelime olan “kilükal” kelimesinden türetilmiş olan dedikodu, zamanla “boş veya gereksiz konuşma” anlamlarında kullanılmış ve uzun bir dönem kadınsal bir aktivite olarak değerlendirilmiştir. Günümüzde dedikodu artık belirli bir cinse özgü bir davranış olarak görülmemektedir. Dedikodu, tüm yaş ve cinsiyet gruplarında oldukça yaygın biri davranış biçimidir. Nitekim Emler tarafından yapılan bir araştırma, insanlar arasında yapılan sohbetlerin üçte ikisinin üçüncü kişilerle ilgili olduğunu göstermektedir.

Dedikodu bize temel olarak şunu söylüyor: Kişilerin davranışlarını yargıla, olayları sorgula ve iyi-kötüyü, doğru-yanlışı ayırt et.

Yoksa

Şöyle bir iç sesimizi dinleyecek olursak yukarıda anlatılanların hayatımızda gerçekten böyle olduğunu söyleyebilir miyiz?

Kendimiz ile ilgili konuştuğumuz, amaçlarımızı paylaştığımız, kafamızdakileri olduğu gibi anlattığımız, yargılanmaktan korkmadan cümleler kurduğumuz sohbetlerimiz var mıdır? Az  mıdır.

Pablo NERUDA’nın dediği gibi;” İnsanlar seninle konuşmayı bıraktığında arkandan konuşmaya başlarlar.”

Dedikodu üzerine birçok bilimsel araştırma yapılmış. Ne zaman başladı? Nasıl gelişti? İnsanlar üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri, sosyal gelişime katkısı var mıdır?

Hatta son yıllarda yapılan çalışmalarda dedikodunun sosyalleşmeyi artırdığı bile gözlemlenmiştir.

Aslında bu yıllardır dizilerde, kitaplarda, masallarda işlenen bir konudur. Çoğunluğun yaptığını yaparsanız sosyalleşirsiniz. Çoğunluğun yaptığı davranışı sergilemek, popüler mekânlara gitmek, sosyal medyanın popüler araçlarını kullanmak, sık beğenilen paylaşımlarda bulunmak, aynı tarz giyinmek, aynı tarz tatiller neredeyse aynı tarz düşünmek diyebilirim.

Farklı düşünmek farklı bakmak dedikodu sohbetlerine dâhil olmamak bile bir dışlanma nedeni olabilir. Hatta dedikodu konusu

Tabiki her zaman ki gibi bu konuyu da bir eğitimci olarak eğitime bağlamak istiyorum. Üzülerek gördüklerimden birisi pandemi döneminde velilerin dedikodular ile doğruyu bulmaya çalışmaları.

Bu dönem de yazdığım yazılar ve yaptığım çalışmalar sonucu geri bildirim aldığım birçok veli şunları söylemekte;

Aramızda kalsın lütfen kimseye söylemeyin…… Söz mü? Söylemeyeceksiniz…

Tamam tamam söylüyorum işte…

Döndü Hocam, arkadaşın çocuğu bu kadar soru çözüyormuş, bizimki çözmüyor ne yapalım?

Arkadaşın çocuğu hem etüt hem özel ders alıyor biz de mi yapsak?

Yüzde onluk dilime giren çocuklar günde …..  soru çözüyorlarmış?

Arkadaşların çocukları gece saat 3’e kadar test çözüyormuş?

Bu tür çok fazla soru almaktayım.

Unutmayın; “Dedikodu yaydıkça kalınlaşan biricik şeydir.” Mary H. Waldrip

Biz masallar ve efsaneler ile büyümüş bir toplum olarak abartmayı severiz, kulaktan kulağa oynamayı da severiz.

Bu noktada asıl olan yukarıdaki bilgiler ne kadar doğru, önce burayı sorgulayıp dedikodu ile hareket etmemek gerekmektedir.

Bu süreçte dedikodulardan ziyade çocuğunuza, çocuğunuzun performansına (başkaları ile kıyaslamadan, bir önceki performansına göre değerlendirerek) ve motivasyonunu değerlendirmeniz yarar sağlayacaktır.

Hayatımızda başarı istiyorsanız dedikodulara kulaklarınız kapatıp, istedikleriniz ile ilgili gerçekten gerçekçi geri bildirim verebilecek dostlarınız ile paylaşıp, duygusal zekânız (EQ) ile değil bilişsel zekânız (IQ) ile sorguladığınız süreçler yaratabilirseniz bu sizi başarıya götürecektir.

Bu arada aramızda kalsın sosyal medyada ne dedikodular var. Acaba takip etmiyor mu?….

 

Müzik önerisi: https://youtu.be/dEoQEk5_OCs

 

(Berkos, 2003: 8)

(Cowan, 2008: 314)

(Grosser, Kidwell and Labianca, 2010: 178)

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/389284

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.