“CİDDİ BEDEL ÖDETMEK” « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

25 Mart 2021 - 05:23

“CİDDİ BEDEL ÖDETMEK”

“CİDDİ BEDEL ÖDETMEK”
Son Güncelleme :

28 Haziran 2019 - 0:20

Akdeniz’de Türkiye’nin sanki kıyısı yokmuş gibi…

Kıyısı olsa da sanki 3 kilometrelik bir sahile sahipmişiz gibi…

Akdeniz’ın ortasında Kıbrıs’ta KKTC diye bir ülke yokmuş gibi….

Türkiye’nin çok uzun bir Akdeniz şeridi olmasına ve KKTC de Akdeniz ile çevrili olmasına rağmen…

Akdeniz’in etrafı denizin ortası gibi köpekbalıkları ile çevrili.

Bir Allah’ın kulu yok Türkiye’nin yanında.

Herkes haklı.

Teee dünyanın ucundan gelen haklı.

Akdeniz’e bir karış kıyısı olan haklı.

Tek Türkiye haksız öyle mi?..

Çok kızmış bay Çipras!

“Bedel ödetmekten” bahsediyor.

Durumdan çok rahatsızmış Yunanistan.

Akdeniz’e kıyısı olan herkes petrol, doğal gaz arasın… Akdeniz’e kıyısı olmayan, ilgisi de bulunmayan, dünyanın teee öte ucundaki ülkeler dahi gelsin, her haltı yesin.

KKTC; kendi egemenlik sahası içindeki bölgelerde Türkiye’ye arama izni verdi mi kıyamet kopsun.

Öyle mi?..

Çipras çok kızmış!

Önce Lüksemburg’da Türkiye’nin Akdeniz’de sondaj çalışması yapmasının bir bedeli olacağını söylemiş.

Bunu fırsat bilen ve bu tip çıkışları çok seven Yunan basını da Yunan Ordusu’nun Türkiye’ye karşı tetikte olduğunu ve hazır beklediğini yazmaya başladı.

Daha sonra Güney Kıbrıs’a giden Çipras, orada da aynı sözleri yenileyerek bedelden bahsetmiş.

“Bedel” önemli elbet. Haksızsan bedeli olabilir.

Hele dış arenada, uluslararası hukukta devletler kimin gücü kime yeterse pozisyonunda bulunduğundan diş gösterip ses çıkarmak taktiği de sık sık uygulanır.

Hoş konu Çipras ve Yunanistan oldu mu insanın pek kaale alası da gelmiyor.

Hele, Yunanistan, kendisine ait olmayan küçük adaları usul usul işgal ederken haklılık-haksızlık-bedel gibi iddiaların o taraftan gelmesi de ilginç elbet.

Lakin Çipras’ın konuşması değil bizi düşündüren.

Bizim sesimiz hangi tonda ve ayarda çıkıyor ona bakmak gerek.

Dış politikada yalnızları oynayan bir ülke halindeyiz.

Uluslararası ilişkilerin salt “devletlerin kendi çıkarları” doğrultusunda çizildiği o ince yolda Türkiye’nin çıkarması gereken gür ve kararlı sesi neden hiç duyamıyoruz?

Zaman zaman duyulan tepkiler neden balon gibi hızla sönüp gidiyor?..

Gerçekten Ege’de Yunanistan’ın kendisine ait olmayan adaları veya kayalıkları usul usul işgaline neden dur demedi ve durdur-a-madı Türkiye?

Keza, Türkiye’nin Yunan ordusundan falan korktuğu yok ve korkmamız da mümkün değil ama tam da Çipras’ın “bedel” okuması esnasında Türkiye’de yeni bir “Askeralma Yasası”nın yürürlüğe girmesine ne demeli?..

Tamam ordumuz profesyonelleşsin de Türkiye’nin dört tarafının patlaması için bir kıvılcım yeterliyken onbinlerce askerin aynı anda terhisi, sürekli hale gelen bedelli askerlik, Askeralma Yasası’nda yer alan muğlak ve içi keyfi doldurabilecek nice hükmün hukuka aykırılığı açıkken…

Yunanistan bize bedel ödetemez de; bizim kendi kendimize ödediğimiz, ödemek zorunda kaldığımız bedellerin hesabını kim verecek?..

Uluslararası arenada aslolan caydırıcılık ve kararlılık iken…

Sonuç olarak baktığımızda görebiliyor muyuz dış politikamızda bu iki silahın etkin kullanılabildiğini?..

Caydırıcılık için ne yapıyoruz?..

Çipras nasıl böyle rahat?..

Kendi haklarımızı kullanma yolunda neden bu kadar sessiz ve geri plandayız?

“Bir bilen” var mı acaba?

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.