BALIKESİR-CHP-SİYASET … Vecdi YILMAZ « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

28 Mart 2021 - 03:41

BALIKESİR-CHP-SİYASET … Vecdi YILMAZ

BALIKESİR-CHP-SİYASET …  Vecdi YILMAZ
Son Güncelleme :

10 Ocak 2019 - 21:10

Üzerinden yıllar geçse bile bu seçim öncesi yaşananlar Balıkesir’de konuşulacak, durum onu gösteriyor. Oysa yaşanılan sürece bakıldığında CHP adına geçmiş ile birlikte bu yaşanılanı da düşündüğünüzde çok ta şaşırtıcı bir durumun olduğunu söylemek ‘çok abartı olur’ diye düşünüyorum.
Balıkesir’in şansızlığı var olan zenginliğinin, Osmanlı’dan beri İstanbul sermayesi tarafından yönetilmesidir. Şayan’ın il yönetiminde olduğu bir yerel seçim öncesi CHP İl yönetimi belediye başkan adaylarını basına takdim eden yemekli bir toplantı düzenliyor. Toplantıda adaylar basına tanıtılıyor. Erdek adayı da emekli hakime hanım.. O ana kadar Erdek adına her çalışmaya katılmış, her anlamda büyük özveri içinde adeta militan bir anlayışla çalışmış ve İl yönetiminin gözdesi bu hanımefendi… O ara telefonum çaldı. Arayan dostum, ‘Vecdi, Erdek AK Parti Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Sarı partisinden istifa etti’ dedi. Hemen Şayan’a döndüm, kulağına ‘Şayan, Erdek adayınız Hüseyin Sarıolacak, hanımefendiyi takdim etmeyin’ dedim. Şayan, ‘Vecdi manyak olma, sakın bu cümleni başka bir yerde söyleme vallah seni boşarım’ dediğinde gülmüştüm. Uzatmayalım listeler YSK’ya verildiğinde görüldü ki sayın Sarı, CHP’nin adayı olmuş..

***

Görevim gereği Balıkesir’in bütün ilçelerini ve köylerini gördüm, çalışma yaptım, kahvehanelerinde oturup çay içtim, insanıyla görüştüm, ekmeğini yedim, sohbet ettim. 14 yaşından beri siyasete ilgi duydum. Esasında nitelikli bilgi yanında siyaset bir anlamda insanı yönetme işidir. İnsanı tanıma ve insana dokunma sanatıdır. Erdek’in, Koç ailesinin özel ilgi gösterdiği bir yer olduğunu biliyordum. Yine Sayın Sarı’yı ANAP’tan belediye başkanıyken de tanıyordum. Sayın Baykal’ın Sayın Koç’un hatırını kırmayacağını da biliyordum… Bu örneğin benzerini Ayvalık içinde yada Edremit içinde yazabilirim. Dikkat edin yine İl’in iki güçlü il başkanı olan sayın Münir Balkanlı yada sayın İrfan Barış yönetimdeyken Milletvekilleri listeleri nasıl son anda değişirdi. İrfan beyin belediye başkanlığında hangi isimlere İl belediye başkanlığı teklifini götürdüğünü ancak olumlu görüş almadığını da biliyorum. Bugün bu şartlarda saygın iş adamları aday oluyorsa burada oturup çok iyi düşünmek gerekiyor. İstanbul sermayesi, küresel sermaye ve Balıkesir sermayesi arasında amansız bir mücadele var. Var olma yada yok olma süreci… Balıkesir’in sahip olduğu zenginliği bilmek gerekiyor. Balıkesir sahip olduğu toprak ve su zenginliği ile batının Mezopotamyasıdır. Mera zenginliği ile hayvancılıkta çok ileridedir. Madenleri, termal zenginliği, ormanı, dereleri, yerli zirai üretimi, turizm zenginliği, deniz kıyıları, rüzgarı, dağları ve güneşi hepsi bilen eller için çok kıymetlidir.
Yine CHP’nin sayın Edip Uğur’un başkan seçildiği dönemde merkez sağdan aday gösterdiği, düşük profilli kişinin üzerinden yapmış olduğu seçim de bilinçlidir. Çünkü öncesinde İl yönetiminin üzerinde ittifakla durup kamuoyuna açıkladığı Naim Hoca aday gösterilseydi oylar dengeli dağılacak ve belki de İsmail Ok aradan çıkıp yeniden başkan olacaktı. O nedenle büyük sermaye işi garantiye alıp sanki CHP’ye de ‘böyle bir aday sun’ der gibi oldu, bu merkez sağdan adayın gösterilmesi olayı başka türlü açıklanamaz… İşin doğrusu da bana göre o gün için sayın İsmail Ok’un seçilmesini engellemekti. Çünkü hem merhum Sabri Uğur, hem de sayın İsmail Ok seçildikleri dönemde Balıkesir’de efsane oldular. Balıkesir için ürettiler… Balıkesir için çaba gösterdiler. Yatırımları hep kent halkının refahı için yapıldı.
Bir düşünsün bakalım CHP’liler, Sayın Akın, nasıl milletvekili oldu ve hemencecik nasıl genel başkan başdanışmanı oldu ve önü nasıl hemencecik hep temizlendi… Seçildiği günden beri aklı hep bütünşehiri yönetmekti. Neyine güveniyordu.
CHP genel merkezi bütün bunları bizlerden çok daha iyi biliyor. O nedenle çok kolayca İstanbul sermayesinin hevesini kursağında bıraktı ve Balıkesir’i, Balıkesirli bir öğretmene ittifak üzerinden teslim etti. CHP’liler oy verir vermez,  o konu onların sorunu… Ancak şunu bilmeliler ki CHP olarak tabana inmedikçe, güçlü üye profilini hayata geçirmedikçe, tabanı, kadını ve genci bilinçlendirmedikçe ve yine il başkanları üzerinden başkanlık sultasına izin verdikleri sürece sadece lafta var olacaklardır… Yaptıkları ise kendileri farkında olmasa bile hep İstanbul sermayesinin(+küresel sermaye) ekmeğine bal sürmek olacaktır.

***
Bugün geldiğimiz noktada en değerli arazilerimizin çoğunluğu avukatlar kanalıyla İstanbullular tarafından alınmıştır. Yarın ilimizde neler olacak gerçek anlamda bilmiyoruz… Oysa Balıkesir’i Balıkesirliler yönetse ilimiz bir anda mevcut zenginlik potansiyeli ile Avrupa’nın en zengin kenti Milano’yu(kişi başına düşen gelir neredeyse 150 bin avroya yakın olan yer) bile geçecek değerde katma değer üretecek potansiyeli olmasına karşın ne acıdır ki muhafazakarlık cenderesi içine sıkışıp, ya da sıkıştırılıp kendi haline başıboş bırakılmış durumdadır. Bu cenderenin kırılmasına izin vermiyorlar. Ama biz kırmak zorundayız. Bu ülkenin yüz ölçümü olarak 11. büyük ili katma değer üretemiyor. Sermayesi bankada büyük sermayeye hizmet ediyor. Üreteninin emeği dikkate alınmıyor. Yine de her şeyin bitmediği bir sürecin en kritik virajındayız… Boş laflara ve yine proje gibi rant kokan şeylere insanımız bu sefer kanmayacak diye ümit etmek istiyorum. İnsanın nitelikli ve yurtsever olmadığı yerde projenin anlamı kaynakların başka yere taşınması demektir. Kaynakların taşınması demek ise geride kalanlar için açlık ve sefalet olduğunu artık görmemiz gerekiyor…
Balıkesirli küresel sermayeye değil kendi sermayesine ve kendi insanına ve emekçisine sahip çıkmak zorundadır. Kendi zenginliğini öncelik Balıkesir olmak üzere yönetmek zorundadır. Aday yerel olacak ve kentin emekçisi olacak ve kenti kentin bileşenleriyle yönetecek bu kadar basit…
Sevgi ve saygılarımla… Vecdi Yılmaz

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.