İMRENDİĞİM HAYATLAR… Uğur SATILMA « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

16 Nisan 2021 - 11:03

İMRENDİĞİM HAYATLAR… Uğur SATILMA

İMRENDİĞİM HAYATLAR… Uğur SATILMA
Son Güncelleme :

15 Ocak 2019 - 10:40

Bazen harekete geçmek için,
En yılgın anını kolla,
En zor zaman olsun,
En karanlık günün ya da…

Parmağını oynatmaktan erindiğin anda,
Sadece kalk, doğrul yerinden.

Emin ol, ihtiyacın olan,
Yetişecek en derinden.

Onlar imrendiğim ve saygı duyduğum hayatlar. En zor zamanda şahlanan, mazeret üretmek yerine mücadeleyi se­çen, ihtiyacı olduğu gücü kendi içinde bulan güçlü insanlar.   Üniversite sınavında birinci olan çoban ya da çalıştığı okula öğretmen olan hademe, yetmiş yaşında üniversiteden me­zun olan yaşlı amca vb… Çıkmayan candaki umudu söküp çı­karan ve gerçeğe dönüştürenler.

İlk görev yerim Şırnak İdil Lisesiydi. 2005 yılında üni­versite sınavlarını dershaneye gitmeden kazanan öğrencim Felek’i Rehberlik Servisine çağırıp başarısının sırrını sormak istedim. Belki ilk senesinde üniversite sınavını Şırnak gibi eğitimin istenen seviyede olmadığı bir yerde kazanmak bile öyle abartılacak bir durum değildi. Ancak 8 tane kardeşi olan ve evde yemek, çamaşır ve temizlik gibi tüm sorumlulukları üstlenen birinin başarısı gerçekten dikkate değerdi. Felek’in okuldan sonra ders çalışmasının imkânı yoktu. Ama herkes uyurken meydan onundu. Her sabah uykusunun en tatlı ye­rinde, 04.00’te uyanıyor, okul saatine kadar sorumlulukla­rını yerine getiriyordu. Okulda da sürekli elinde kitabı, tenef­füs aralarında bile kaybettiği zamanı telafi etmeye çalışı­yordu. Tüm bu gayretlerinin sonucunda üniversiteyi kaza­nan Felek’in hikâyesini hala dilimden düşürmem. Bu tür in­sanlar, güçlerini içlerinden alanlar,  imkânsızlıkları mucize­lere dönüştürebilenler hayatın her alanında var.

İkinci görev yerim Dursunbey’de de mazeretlere sığınmayan, tüm zorluklara rağmen başarıyı yakalamış birçok insan tanıdım. İşte bu sefer onlardan birinden, Fatma Yavaş’tan bahsetmek istedim. Belki mazeretlere sığınmadan önce aklımıza onun gibi, Felek gibi insanlar gelir ve daha gayretli oluruz diye te­menni ediyorum.

Bilindik bir hikâyedir. Okumak, meslek sahibi olmak, özetle var olmak isteyen bir kadının kendine sunulanla ye­tinmesi ve kendi için biçilen role razı olması. Yaşamdan çok farklı şeyler umarken bir anda tüm hayallerinden vazgeçmiş ve 2001 yılında, on sekiz yaşında dünya evine girmiş, 2002,2006 ve 2009 yılında üç kız çocuğu sahibi olmuştur. Üç çocuktan sonra eşinin desteğine rağmen hala hayal kurmak, meslek sahibi olmayı düşlemek pek de gerçekçi bir yaklaşım değildir Fatma YAVAŞ için.

İnsanoğlu ilginç bir varlık. Biraz cesaretlendirme, bi­raz gayret ve de biraz kararlılıkla olmayacak işlerin üs­tesinden gelebiliyor insan. Zorluklar kimileri için itici, ki­mi­leri için motive edici. Fatma Yavaş da 2009 yılında üçüncü çocuğu Reyyan Rüveyda olduğunda bir mucize olduğunu, yıllardır ertelediği düşlerini gerçekleştirmek için artık dü­şünmeyi bırakıp harekete geçmeye başlaması gerektiğini an­lıyor. Hayatını değiştirmek için yeni adımlar atmaya karar veriyor. Gerekli düşünsel hazırlık sonucunda harekete geçi­yor ve 2012 yılında Anadolu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Ön Lisans Bölümünü kazanıyor. 2014 yılında dikey geçiş sı­navıyla ön lisans bölümlerinin lisans eğitimlerini tamamla­maları için kurulan Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İlitam Bölümünü kazanıyor.

2012 yılı Fatma Hanım için çok önemli bir yıl. O za­mana kadar çekingen biriyken okula başlamasıyla bambaşka biri oluyor. Önceleri annelik görevini ihmal ettiğini düşünen­ler ondaki kararlılık ve sonucunda başarılarından sonra des­tek vermeye hatta kendisini örnek göstermeye başlıyorlar. Bu sayede birçok insana ilham oluyor, tecrübelerini kendi­sinden etkilenenler ile paylaşıyor ve onları da yüreklendiri­yor.

Kendindeki değişim, evine ve ailesine yansıyor. Eve kitapla­rın girmesi ile bambaşka bir atmosfer oluşuyor.  Şim­dilerde kızlarına ders çalışın demiyor, beraber dersin başına geçi­yorlar ve sorumluluklarını aile olarak yerine getiriyor­lar.

1 Aralık 2014 yılında Hastane Camiinde Kur’an kursu öğreticiliğine başladığında mutluluğunu tarif edecek bir ke­lime bulamıyor. İlk maaşını eline aldığında kendisini inanıl­maz güçlü hissediyor. Ailesine maddi anlamda destek sağla­manın ötesinde kızlarına örnek ve sorumlu bir anne olmanın haklı gururunu yaşıyor.

Ve artık Fatma Hanım için sıra en büyük hedefine geldi. Mezun olduğu okulda, Dursunbey İmam Hatip Li­sesi’nde, görev yapmayı çok istiyor. Bunun için halen büyük bir gayret ile amacına ulaşma peşinde. 2018 yılında Bilecik’in İnhisar ilçesine atanması ise bu hedefe ulaşmasına ramak kaldığının bir işareti. Şim­diye kadar yaptıklarıyla hayaline kavuşması da sürpriz olmasa ge­rek.

Sözün özü imrendiğim hayatlardan anladığım, şikâyeti bırakıp sadece ayağa kalkmak ve başımızı hedefe doğru çe­virmek gerektiği. Boşuna “Başlamak bitirmenin ya­rısıdır” demezler. Fatma Yavaş en zor döneminde sadece bir başlan­gıç için arttırdığı enerjisi ile kendisini var eden dene­mesini yapmasaydı muhtemelen başarının tadını alamaya­caktı. Başladıktan sonra gerisi çorap söküğü gibi geldi, ba­şardıkça kendine geldi. Onun izinden gideceklerin sloganı “Başlama­dan, denemeden bilinmez” olmalı…

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.