” İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ, ŞİDDETİ TOLERE ETMEYECEĞİZ” « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

5 Haziran 2021 - 18:13

” İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ, ŞİDDETİ TOLERE ETMEYECEĞİZ”

” İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ, ŞİDDETİ TOLERE ETMEYECEĞİZ”
Son Güncelleme :

26 Mayıs 2021 - 23:41

Edremit Kadın Platformu’nun önderliğinde bir araya gelen kadınlar, Cumhuriyet Meydanı’nda yaptıkları kitlesel basın açıklamasında, geçtiğimiz hafta içerisinde  eşleri tarafından katledilen Sibel Zilkaya ve Birgül Çınar için adalet istedi. Kadınlar bir kez daha İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyeceklerine ilişkin kararlılıklarını dile getirdiler. Kadınlar “tolere” sözüyle tepki çeken  Aile Bakanı Derya Yanık’ı da istifaya çağırdı. 

Edremit Kadın Platformu adına hazırlanan metinde şu görüşlere yer verildi:

“Kadınların mücadeleleri sonucu kazanılmış olan İstanbul Sözleşmesi’nden yetkililer imzayı çektiler. Ne mi oldu  her gün kadınlar erkekler tarafından ikişer, üçer  katledilmeye devam ediyor. Daha bundan  beş  gün önce Edremit Akçay  ve Ayvalık-Altınova’da iki kadın  kocaları tarafından katledildi.

Akçay’da öldürülen Sibel Zilkaya 4 gün önce koruma kararı aldırtmış olmasına rağmen devlet onu koruyamadı. Bir gün önce Savcılığa gidip boşanmak istediğini  söyleyen, kocasının tehdit mesajını gösteren Sibel Zilkaya korunamadı.

Tehdit altındaki kadınlara koruma verilmeli ve kadınların can güvenliği sağlanmalıdır. Sibel’in katledilmesinde ihmali olanlar ortaya çıkartılmalı ve cezalandırılmalıdır.

Binlerce kadının olduğu gibi Sibel ve Birgül’ün hikayeleri aynı. Bugünden itibaren kadın mücadelesinde adımlarımızı daha da hızlandıracağız, susmaya niyetimiz hiç yok.

Erkek şiddeti durmak bilmiyor.”

“BİZ ‘BİTTİ’ DEMEDEN BİTMEYECEK”

“İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekildiği günden günümüze kadar yine yüzlerce kadın öldürüldü.

Kadınların yaşamlarının güvencesi olan ve kadınların kanları ile yazılan İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı Cumhurbaşkanı kararı ile çıkılmıştır. Bu kararı tanımıyoruz. Bu karar geçersizdir, hukuksuzdur. 1 Temmuz 2021 tarihine kadar  hala yürürlükte olan  İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmiyoruz.

Biz ‘bitti’ demeden bitmeyecek. Bu sözleşme kadınları güvenceye alan sözleşmedir. Vazgeçmeyeceğiz.

Biz kadınların uzun yılların mücadelesi sonucunda  kazanım olan İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddetle mücadelede en etkin sözleşme iken  bunu uygulayacağınız yerde kaldırıyorsunuz. Oysa İstanbul Sözleşmesi, hukuki güvencemizdir. İstanbul Sözleşmesini kaldırmak kadına yönelik şiddete teşviktir.

  “HER BİR CÜMLENİZ ŞİDDET OLARAK DÖNÜYOR”

Kadına şiddeti körükleyen yetkililere de söyleyecek sözümüz var.

“Devlet kademesindeki Bakanın, kadının iç çamaşırını bir erkeğe hakaret konusu yapması asla kabul edilemez bir söylemdir. Yani burada erkeğe hakaret etmek için  bile kadın araç olarak kullanılıyor.

İşte bu nefret dili kadına şiddeti artırıyor.Erkeğe hakaret ederken bile kadının kullanılması kabul edilemez. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun muhatabı bir erkek olmasına rağmen ‘kadın’ burada hakaret unsuru olarak obje gibi kullanıyor. En tepedeki siyasetçi öncelikle kadınlara hakaret ediyor.

Biz kadınların bu söyleme itirazımız ve isyanımız var.”

“MART AYINDA 28 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ” 

“Yine Pandemi döneminde kadına yönelik her türlü şiddetin ve kadın cinayetlerinin sistematik olarak arttığı görülmektedir. Yapılan gerici açıklamalar, iş yerlerinde yaşanan taciz, mobbing, ekonomik, fiziksel şiddet, flört şiddeti, kadına yönelik taciz ve tecavüzün sıradanlaştırılarak yaygınlaşmasına çanak tutmaktadır. Yok hükmündeki 20 Mart 2021 tarihli İstanbul Sözleşmesi’nin fesih kararından sonra, Kadın Cinayetlerini Önleyeceğiz Platformu verilerine göre, Mart ayında 28 kadın cinayeti işlenmiş olup, 19’u şüpheli ölümdür. Nisan ayında 16 kadın cinayeti işlenmiş, 14’ü şüpheli ölümdür. Mayıs ayında ise cinayetler işlenmeye devam ediyor. Daha 5 gün önce bir kadın,  Sibel Zilkaya  Edremit’te koruma  kararı aldırdığı erkek tarafından öldürüldü. Aynı gün  Ayvalık’ta Birgül Çınar  bıçaklanarak öldürüldü, Her iki kadın kardeşimizin de 3 çocuğu vardı.

Tüm bunlar içimizi yakarken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı pandemi döneminde artan kadına yönelik şiddet için ‘tolere edilebilir` dedi.

Tolere etmek; Türk Dil Kurumu`na göre ‘hoşgörmek, katlanmak, tahammül etmek` anlamına gelmektedir. Görevi kadınları korumak olan devletin kadın bakanı, dayak yemeyi, bıçaklanmayı, cinsel şiddete uğramayı ve öldürülmeyi ` tolere edin` diyor.

BAKANA İSTİFA ÇAĞRISI 

Sarf ettiği bu sözle oturduğu koltuğun hakkını veremeyeceği gibi, kadın haklarına yönelik mücadelemizi de baltalayacağını açıkça gösteren, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık`ı öncelikle tüm kadınlardan özür dilemeye, sonrasında da derhal istifa etmeye davet ediyoruz.

Bakan Yanık, göreve gelişinin hemen sonrasında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda koruma altındaki bir çocuğu kameralar karşısına geçirerek şov yapmıştı. Koruma altındaki çocuğu ifşa eden Bakan Yanık, çocuğa Ramazan dolayısıyla şeker veremediğini de söylemişti.

Biz kadınlar geleceğimizden haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz.

Şiddet her yerde ise , çözüm el ele vererek dayanışmayı büyütmekte.

Haklarımızı alana kadar ve erkek şiddetine son verene kadar mücadelemiz sürecek.

İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz.

İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa uygulansın.

Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”

C. Saffet YILMAZ (balikesir24saat.com)

 

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.